Sponsorlu Bağlantılar

Su Yatağı: Su Yatağının Vücut ve Uyku Düzenine Faydaları

(1 oy, 5.00 / 5)
Yazar: Rıfat Kayın | Kategori: Ürün ve Hizmet Yorumları | Tarih: 11 Nisan 2010 | 9383 kez okundu

 

Sıradan yataklarda vücut birkaç noktadan yatağa temas eder ve bu noktalarda baskı altında kalan damarlar daralarak kan dolaşımı zorlanır ve baskı altındaki sinirlerde uyuşma meydana gelir. Vücut bir tepki olarak pozisyonunu değiştirir. Bu nedenle gece boyunca farkında olmadan defalarca döneriz. Bu da uyku konforumuzu azaltır. Oysa su yatağında hiç dönme ihtiyacı duymadan sabaha kadar uyuyabilirsiniz.

 

Su Yatağını Anlatmak Zor, Denemek Lazım…

Şu anda hala kullanmakta olduğum su yatağını yaklaşık 20 yıl önce Ankara’daki bir ithalatçı firmadan satın aldım. O yıllarda bu su yatakları Amerika'dan ithal ediliyordu. Üstündeki etiketi hala duruyor. İçindeki sentetik keçe sayesinde dalgalanma en aza indirilmiş ya da dalgasız olarak nitelenebilir. Firmanın bu tür su yataklarına verdiği isim “Slow Motion” idi. Yatağın ağırlığa verdiği tepki oldukça yumuşak. Bir hidrolik sistem gibi yavaşça inip, yavaşça düzgün hale geliyor.

 

Bu su yatağını almaya karar verirken belimde ağrılarım vardı. O kadar çaresizdim ki harcadığım paranın boşa gitmesini göze alarak denemeye karar verdim. Dalgalı olanlarla kıyasladığımda onlardan 3-4 kat pahalı olan dalgasız olan su yatağını tercih ettim. Satan firma özel mobilyası ve ısıtıcısı ile birlikte getirip yatak odamıza kurdu. İlk günlerde biraz alışma sorunu yaşadım. Hatta doğru bir iş yapıp yapmadığımdan bile emin olamadım. Aradan 20 yıl geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım bu durum bir hafta kadar sürdü. Bu arada yastığımı da değiştirdim. O günlerde Metro’nun İtalya’dan ithal ettiği kademeli bir yastığın video tanıtımını izleyip, beğenmiş ve kademeli oluşunu ve içindeki malzemeyi çok akıllıca bulmuştum. Alışma süresini geçtikten sonra yatağın bilinen yataklardan farkını anladım. Omurgamda 4. ve 5. omurlarım arasındaki disk daralmış, fiziksel aktivitelerin yoğun olduğu günlerde ağrı yapıyordu. Bu ağrılarda bir azalma ve gece boyunca daha az dönme saptadım.

 

Sabah uyandığımda hemen yataktan kalkmıyor, bir müddet yatakta bel ve sırt adalelerimi gevşeten hareketleri de ihmal etmiyordum. Takriben 10-15 dakika süren bu hareketler su yatağı üzerinde kolayca yapılabiliyordu. İki elimle dizlerimi karnıma çekmek, bacaklarımı dizlerimden bükerek sağa sola açıp, kapamak ve yine dizlerden bükülmüş bacaklarımı birbirine yapıştırarak yatağa dokunacak kadar sağa ve sola yatırmak şeklindeki hareketleri yüzer kere yapıyordum. Su yatağında uyuyarak geçirdiğim son 20 senede günlük aktivitelerden kaynaklanan, ufak tefek bir iki bel ağrısı dışında ciddi bir bel veya sırt ağrısı çekmedim.

 

Şimdiye kadar anlattıklarım sadece su yatağının tıbbi ve sağlıklı olma özelliğini yansıtıyor. Oysa su yatakları, ABD’de önce hastanelerde (özellikle uzun süre yatan hastalarda oluşan bel ve sırt ağrılarına karşı bir çözüm olarak) kullanılmaya başladığını, sonra su yatağına alışan hastaların bu yatakları evleri için de  tercih ettiklerini, giderek seyahat ettiği şehirlerdeki otellerden talep ederek yaygınlaştığını öğrendim.

 

Su Yatağı Sağlıklı ve Ortopedik Olmaktan Çok Daha Fazlasını Vaat Ediyor

Arada bir gittiğim tatillerde yatağımı çok arıyorum. En çok onun rahatlığını ve tatlı uykusunu özlüyorum. Otel yataklarında uyuyabilmek için uzun süre kitap vs okumak gibi çarelere başvuruyorum. Birkaç gün sonra bu duruma da alışacağımı düşünüyorum ama nafile insan rahata kolay alışıyor. Su yatağının farkını  kolayca anlatacağımı sanarak bu yazıya başlamıştım ancak sözcüklerle bu deneyimi, bu keyfi anlatmanın zor olduğunu anlıyorum. Belki su yatağını kullanan, bu konforu paylaşan insanlar ne demek istediğimi daha kolay anlayabilir. Odanız soğuk bile olsa istediğiniz dereceye ayarladığınız sıcacık bir yatağın keyfi nasıl anlatılır bilemiyorum. Ayrıca yatağa uzandığınızda bütün vücudunuzun tatlı bir yumuşaklıkla, sıcacık kucaklanması insanda suya ve yatağa duyulan minneti kat be kat artırıyor. Uzandığınız pozisyonu hiç bozmadan saatlerce kalsanız bile sağa sola dönme ihtiyacı duymuyorsunuz, çünkü yatak vücudun değdiği her noktadan alttan destek veriyor. Vücut ağırlığını suyun kaldırma gücü oranında dağıtıyor. Sıradan yataklarda vücut birkaç noktadan yatağa temas eder ve bu noktalarda baskı altında kalan damarlar daralarak kan dolaşımı zorlanır ve baskı altındaki sinirlerde uyuşma meydana gelir. Vücut bir tepki olarak pozisyonunu değiştirir. Bu nedenle gece boyunca farkında olmadan defalarca döneriz. Bu da uyku konforumuzu azaltır.

 

Oysa su yatağında hiç dönme ihtiyacı duymadan sabaha kadar uyuyabilirsiniz.

 

Su yatağı almak hayatımın en doğru kararlarından biridir. Bir yatağın bir insanı bu kadar mutlu edeceğini anlatsalar inanmazdım. Ben bu mutluluğu biraz da (geçmişte kalan) bel ağrılarıma borçluyum. Dilimin döndüğünce çevremde benzer sorunları olan birçok insana bu deneyimi anlatıyorum ama insanlar koşullanmalarından, alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyorlar. 20 yıldır su yatağı kullanan biri olarak bu yatağı satan firmalara birkaç önerim var. İlki; dalgalı yataklardan ziyade az dalgalı veya dalgasız olan türleri önermeleri. Çünkü yatağın çok dalgalanması su yatağı alma isteğini azaltıyor ve olumsuz propaganda için zemin hazırlıyor. İkincisi; su yatağını özellikle yalnız yatanlara önermeleri… Çünkü iki kişinin yattığı durumlarda eğer bu iki kişiden birinin uykusu hafifse ve iki kişi arasında ciddi bir ağırlık farkı (20kg gibi) varsa yataktaki hareketlenmeler rahatsız edici olabiliyor. Belki  yatakların en dalgasız olanları seçilerek bu durum önlenebilir. Dalgasız su yataklarına alışmak hem daha kolay hem de yatak üzerindeki kalkma, doğrulma, inme, dönme gibi hareketler daha sorunsuz.

 

20 yıldır dalgasız su yatağı kullanan biri olarak deneyimimi başka insanlarla paylaşmak istedim. Umarım onlar da benim gibi verdikleri karardan dolayı mutlu olurlar.

 

Yazar Hakkında

www.optiktunali.com.tr web sitesinde optik, göz ve görme konusunda çok değerli bilgiler yer almaktadır. Ayrıca www.optiktunali.com online satış mağazasını gezmenizi tavsiye ederiz.

 



 


Makale Kaynağı: Rıfat Kayın - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorumlar geçici bir süre için sadece üyelerin kullanımına açıktır.

Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.