Dini Açıdan İlk İnsan-Sosyal Gelişim Süreci ve Devlet Olgusu (2.Bölüm)
|
|
Dini Açıdan İlk İnsan-Sosyal Gelişim Süreci ve Devlet Olgusu (1.Bölüm) isimli makalenin devamıdır.
Oluşan ilk sosyal yapı doğal olarak ailedir. Aile içinde hiyerarşik düzenleme genelde; baba-anne-ağabey-abla-küçük çocuklar şeklindedir. Çocuklar anneye bağımlı olduklarından anne ağırlıklı olarak çocukların bakım ve beslenmelerinden sorumludur. Bu durumda nafaka temini gibi yuva dışı işler babaya düşer. Görüleceği gibi aile içi görev taksimi ihtiyaçların doğal ve mantıklı sonucudur. Yeterince büyüyen çocuklardan kızlar anneye, erkekler ise babaya yardım etmeye başlarlar. Onlarda aile içi sorumluluk ve bu sorumlulukların getirdiği görevleri doğallığın gereklerine uygun paylaşırlar. Bu durum toplumsal sorumluluğun gelişip güçlenmesine yol açar. Ayrıca gelecekteki görevlerine hazırlık mahiyetindedir. Ailenin Korunması ve Barınması Müşterektir Aile içi işlerin anneye diğerlerinin babaya yüklenmesi doğal bir görev taksimi gibi görünür ama bu görevlenme kesin çizgilerle ayrılmamıştır. Her birey gerektiğinde diğerine yardım eder. Toplumlardaki yardımlaşma ve dayanışma geleneği bu ihtiyaçtan doğmuştur. Çocuklar büyüyüp aile çoğaldıkça doğal olarak aralarında bazı anlaşmazlıklar çıkacaktır. İlk ailelerde anlaşmazlıkların çözüm yeri genelde ailenin en güçlüsü olma, bu nedenle reisi konumundaki babadır. Sonrada anne gelir. Eğer anlaşmazlık küçükler arasında ise çözümü önce en büyük ağabey sonra en büyük abla üstlenir. En küçüğünden en büyüğüne kadar tüm toplumlarda oluşan anlaşmazlıkların adalet ve hak ölçüleri içindeki çözümü öylesine önemlidir ki adalet kavramı ve uygulanması toplumların temellerinden birini oluşturur.
Adaletin tesis edilemediği toplumlarda bireylerin bir arada tutulup toplumsal gereklerin sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle toplumsal örgütlenmelerin en büyüğü olan devletlerde adaletin tesisi ve eksiksiz uygulanması güvenliğin sağlanması, eğitim gibi devletlerin en büyük ve kaçınılmaz görevlerinden biri olur. Çocuklar yeterince büyüdüklerinde anne ve babaya onların eğitilmesi gibi zor bir görev daha başlar. Genelde bu görevin ağırlığı doğal olarak çocuklarla daha yakından ilgilenme konum ve görevinde olan anneye düşmektedir. Babada ona yardımcıdır.
Çocuklar büyüdükçe diğer aile işleri gibi eğitim işinde de anne ve babaya yardımcı olurlar. Çocukların sağlıklı büyümeleri ve eğitimi görevlerinin ağırlıklı olarak anneler düşmesi annelerin toplumların oluşmasındaki önemini bir kez daha açık bir şekilde gösterir.
|
NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.