|
Toplum hayatı ve yaşam konularında çeşitli bilgi ve yorumlar içeren makalelere bu kategoriden ulaşabileceksiniz. Lütfen sayfa içerisinde ilgi duyduğunuz konu başlıklarına göz atınız...
|
|
Bir soytarının geçim derdi olmaz. Ve aslında var görünümlü bir yoktur o. O, uzman bir insan taklitçisi. Soytarılar arttı. Aileden geçimli, kılık-kıyafeti paspal, güldürmek için her türlü aptallığı yapabilen bir soytarılar taifesiyle karşı karşıyayız. Bu soytarıların kahir ekserisi erkek, yani bu Battal Gazi torunları, geleceğin baba adayları… Kızlarda da “ş”leri “s” diye telaffuz eden bir taife var ki, tam evlere şenlik. Tamam tamam anladık, çok şirinsiniz!
|
|
|
Sevgili dostlar bu yazımın konusunu içinde bulunduğumuz aya isabet eden Nevruz konusunda olmasını istedim. Fakat daha önce yazdıklarımdan farklı olması ve bu kültürümüzü gençlerimize daha iyi anlata bilmek amacı ile kültürümüzde nevruz nedir? Sorusunu kendi kendime sorarak ve bu soruya cevap arayarak oluşturmak istedim...
|
|
Okuduğum bir kitapta “İnsan düşünen toplumsal varlıktır” cümlesi bu makalemin yazılma sebebi oldu ve bu konuda düşündüklerimi aktarmak istedim; İnsan Yaşadığı hayatı düzenlemek, değişiklikler, yenilikler yapmak, mevcut durumu olumlu yönde geliştirmek ve kısaca bulunduğu yere damgasını vurmak ister. Ancak o zaman mutlu olacağına, içinde yaşadığı ortama kolay uyum sağlayacağına inanır...
|
|
Günümüzde, kadınlarımız eğitimde, siyasette ve istihdamda toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ile mücadele etmek zorundadır. Kadın dendiği zaman aklımıza anne, ev hanımı, eş gibi kavramlar gelmektedir. Öyle ki erkekler kadar kadınlarımız da kendini bu roller ile sınırlamakta ve bir bütün olarak görmektedir...
|
|
Bir insanın iki türlü etiketi vardır. Birincisi toplumsal arenada var olduğunu değerlendirildiğini ve takip edildiğini gösterildiği ayrıca sadece nereden geldiği, neye inandığını gibi bilgilerin yer aldığı bir kağıt parçasıdır...
|
|
Bayramlarda, yılbaşında hatta kandillerde bile insanlar birbirlerine tebrik kartı gönderirdi. Günümüzde artık tebrik kartı yok denecek kadar az hatta yok bile. Yaşı 20 ve 20’nin altında olan gençlerin çoğu tebrik kartının ne olduğunu bile bilmiyorlar. Çünkü onlar cep telefonundan mesaj atmayı biliyorlar. Peki, telefon mesajı, tebrik kartının yerini tutar mı?..
|
|
Düşünceler, kavramlar ve anlamlar her zaman değişkendir, zamanına göre şekil alır. Önemli olan olumsuz karakter yaratmamaktır. Arada bir keşke dememek için acaba demektir. Bazen de kesinlikle demek için cesaret gereklidir. Bunların yanı sıra tecrübe gereklidir. Sevgi ve güven lazımdır kesinlikle demek kolay değildir. Cesaretinde ötesinde bir duygu gereklidir. Kolay kolay olmayacak zor şeyler vardır. Çıkış yolu zamanla belli olur, sonuç hep olasılıktır...
|
|
Günümüzde bir çok kadın gerek ekonomik zorunluluklardan aile bütçesine katkıda bulunmak için, gerekse mesleki sevgi, prestij kazanmak ve çevre edinmek gibi sebeplerden dolayı çalışmaktadır. Tabi ki bunların en başında ekonomik zorunluluk gelmektedir. Yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla, eşler birlikte çalışmak zorundadırlar...
|
|
Ambalajlı ürünlerin hayatımızdaki yeri gün geçtikçe artıyor. Marketlerde yoğurttan, süte, deterjandan, bakliyat ürünlerine kadar her şey ambalajlı olarak satılmaktadır. Kullandığımız ürün ambalajının çevremizi kirletmesine ve doğaya zarar vermesine izin vermemek bizim elimizde. Evimizde yapacağımız çok küçük düzenlemeler ile bu mümkün...
|
|
Eskiden insanlar birbirlerine yardım ederler, komşusu “of” dese yanında biterdi. Şimdi ise aynı apartmanda oturup da birbirine selam vermeyen o kadar çok insan var ki. Aşklar daha derin, evlilikler sağlamdı. Şimdi “evleneyim de sarmazsa boşanırım” zihniyetiyle evleniyorlar. Evliliklerde, artık aşkın, sevginin, özellikle de saygının yeri kalmadı. Bu da o kadar acı ki...
|
|
Her birimiz evlerimizde çeşit çeşit yemek yapmaktayız. Türkler olarak bizlerin mutfaklarında bol yağda kızaran patates, patlıcan ve biber gibi yiyeceklerin ayrı bir yeri vardır. Özellikle yaz yemeği olarak listenin en başındadırlar. Ancak, sağlık açısından da zararlı olanların en başında gelmektedirler. Yağda kızaran besinlerin vücudumuza, tavada veya fritözde kalan kullanılmış yağın lavaboya dökülmesinin de çevremize zararı vardır. Özellikle de sularımıza. Nasıl mı?
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 - 7 |