İş Dünyası > Kriz ve Fırsatlar > Günümüzde Her Problem Küresel Olmaya Adaydır (2)
Hibe Krediler

Sponsorlu Bağlantılar

Teklif Borsası

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Günümüzde Her Problem Küresel Olmaya Adaydır (2)

(1 oy, 5.00 / 5)
Etiketler:
Yazar: Rıfat Kayın | Kategori: Kriz ve Fırsatlar | Tarih: 22 Nisan 2010 | 580 kez okundu

 

Ekonomik krizler küresel, terör küresel, iklim değişimi küresel, toplumsal çürümeler küresel, aids gibi epidemik hastalıklar küresel, uyuşturucu bağımlılığı küreseldir.


Şiddet de artık küreselleşmiştir. Durmadan tüketen toplumlarla, açlık, susuzluk çeken toplumların bir arada sorunsuz yaşaması artık mümkün görünmemektedir.

Zira Dünya eski Dünya değildir.


Dünya eski Dünya değildir. Dünyanın kuzeyinde yaratılan hava kirliliği, bu kirlilikten neredeyse hiç bir sorumluluğu olmayan Afrika da kuraklığa neden olmaktadır. İzlanda volkanlarının külleri bütün Avrupa’da hayatı felç etmekte sadece gökyüzünü değil geleceği de karatmaktadır. Keza Sahra çöllerinden kalkan toz bulutu okyanusları aşarak başka ülkelerde astım hastalığına neden olabilmektedir. Bir ülkede meydana gelen nükleer bir kaza yüzlerce kilometre ötedeki canlılara zarar verebilmektedir. Okyanus sularının ısınması sonucunda Dünyadaki Mercan Resifleri ve barındırdığı zengin canlı çeşitliliği 30 yıl öncesine kıyasla hızla yok olmakta. Göçmen kuşların büyük bir kısmı küresel ısınma nedeniyle göçlerinden vazgeçmektedir

Olağanüstü iletişim imkânları nedeniyle bu gezegende her büyük sorun  küreseldir. Dolayısıyla çözümün de küresel olması gerekir. Dünyadaki her insanın bu değişimde sorumluluğu vardır ve bu değişimin başlayacağı yer zihinlerimizdir. Tüm alışkanlıklarımızı, tüm koşullanmalarımızı bu sorumluluk bilinciyle yeniden gözden geçirmemizin zamanı gelmiştir.

Tek tek her insanın olduğu gibi toplumların da zaman zaman zihinsel olarak silkinmeye, değişmeye, yeniliklere açılmaya gereksinimleri vardır. Tarihte yaşanan seferberlik halleri bu tür silkinmelerin toplumca yaşandığı dönemlerdir.

Eski yaşam ve üretim  biçimlerini sürdürmek yerine yeni ve doğayı daha az kirleten, doğal kaynakları koruyan bir tüketim anlayışının ve daha sade yaşam biçimlerinin zihinlerde yeşermesi için bu kriz bir fırsat olabilir. Yepyeni ve insanlığın geleceği için daha adil, daha yavaş, daha alçak gönüllü bir yaşam denenebilir.

Krizde Kaynaklar Daha Akıllıca Kullanılabilir
Ekonomik krizi önlemek için devletlerin piyasaya sürdüğü kaynakların bir kısmı alternatif enerjilerin desteklenmesi ve finanse edilmesi için kullanılabilir.

İnsanlığın ve doğanın yararına üretim yapacak projelere kredi verilebilir. Özellikle sağlık ve eğitim başta olmak üzere hizmet sektörünün değişik alanlarında büyük bir istihdam yaratılabilir. Hizmet sektörü, üretim sektörüne kıyasla daha az doğal kaynak tüketir, daha az kirlilik yaratır, daha az enerji harcar.

Dünyadaki hava, su ve toprak kirliliğinde üretim endüstrisinin payı çok yüksektir. Doğaya en çok zarar veren endüstriyel üretimi gerçek ihtiyaçlarımızla sınırladığımızda hizmet üretimine daha çok kaynak ayırabilir daha çok iş imkânı yaratabiliriz.

Gösterişe ve ego yarışına dönüşen, hatta bir anlamda görgüsüzlük sayılabilecek üretim ve tüketim biçimlerinde ısrar edilmemesi için küresel bazda ciddi bir bilinçlendirme etkinliğine girişilebilir.

Televizyon başta olmak üzere iletişim araçlarının hemen hemen tamamı bu etkinlik için kullanılabilir.

Zenginlik gösterisine ve gösterişe dönük üretime harcanan emek, enerji ve ham maddenin çoğu doğaya zarar vermeyen, gerçek ihtiyaç alanlarına kaydırılabilir. Bu alanda çalışan yetenekli insanlar doğanın korunmasını öncelikli amaç edinen, içtiğimiz suyun, yediğimiz besinlerin, soluduğumuz havanın kirletilmediği yeni çalışma ve üretim alanlarını seçebilirler.

Aslında böyle bir değişim için şartlar son derece elverişlidir.

Bilim adamlarının önerileri doğrultusunda, doğayla dost üretim yapılacak onlarca, belki yüzlerce yeni alan vardır. Bilim adamları Dünya’daki bütün olumsuzlukların, cehaletin, açlığın, susuzluğun, sefaletin, yoksulluğun, bulaşıcı hastalıkların nasıl azaltılabileceğini, nasıl ortadan kaldırılabileceğini biliyorlar.


Ancak bunları bilmek yetmiyor. Bunları yaşama geçirmek lazım. Bu önlemleri almak onların işi değil. Onlar sadece yol gösterir, uyarır, bilgilendirir, çözüm önerileri hazırlarlar. Bu görev yönetenlerin, siyasetçilerin, liderlerin, ekonomik gücü elinde bulunduranların ve bütün toplumundur. İnsanların ideoloji, din, mezhep, ulus, ırk, dil, etnisite, coğrafya, bölge bağlamında ağır koşullanmaları vardır ve genellikle bütün toplumsal ve küresel problemlere bu koşullanmaların etkisinde bakarlar ve sadece görmek istedikleri yeri görürler.

Koşullanmalar, problemleri çözmeye yardımcı olmadığı gibi daha da ağırlaştırır. Meseleye koşullanmalardan sıyrılıp Dünyanın ve İnsanlığın geleceği olarak bakıldığında açgözlülüklerin, hırsların, bencilliklerin, kurnazlıkların, kıskançlıkların  anlamsızlığı gün gibi ortaya çıkar. Çünkü insan karakterindeki bu olumsuzluklar bütün insanlığı yok olmaya doğru sürüklüyor.

 

Yazar Hakkında

www.optiktunali.com.tr web sitesinde optik, göz ve görme konusunda çok değerli bilgiler yer almaktadır. Ayrıca www.optiktunali.com online satış mağazasını gezmenizi tavsiye ederiz.

 

 


Makale Kaynağı: Rıfat Kayın - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.