Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim MakaleleriKişisel gelişim ile ilgili bilgi ve yorum içeren makalelere bu bölümden ulaşabileceksiniz. Lütfen sayfa içerisinde ilgi duyduğunuz konu başlıklarına göz atınız...

Bir insanın günlük ruh hali günden güne değişiklik gösterebilmekte, bazı günler daha huzurlu olurken bazende hiç istemediği kadar huzursuz olabilir. Genel olarak kim olursa olsun tüm insanlarda ortak hedef veya amaç huzurlu bir ortamda bulunmalı, yaşamalı ve çalışmalıdır. Hayatta başa gelen tüm sorun veya problemlerin temelinde kişinin içinde bulunduğu ruh halinin çok önemli olduğu da kesinlikle unutulmamalıdır. Kişi kendini pozitif veya olumlu hissetmesi ruh düzeyini genelde artı yönde hissetmesine, tam tersi bir durumda ise olumsuz veya negatif hissetmesine neden olacaktır...
Zaman geçer, ömür her gün biraz daha azalır. Zaman her an, hiç durmadan geçmektedir. Bir su gibi ömürden bir şeyler alır ve çok uzaklara, bilinmez diyarlara götürür. Artık bu gidişin bir dönüşü olmayacaktır. Zamanın değerini ne kadar bilebiliyoruz? Maalesef zamanın değerini bilen çok az insan olduğu acı bir gerçektir. O halde zamanın değerini ve kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir...
Gün içinde eşimiz için, çocuklar için, evimiz için, işimiz için o kadar çok şey yapıyoruz ki… Hatta bunların büyük bir bölümünü bir şeyler yaptığımızdan habersiz, belirli bir rutin içinde gerçekleştiriyoruz. Peki ya bu temponun içinde kendimiz için ne ya da neler yapıyoruz… Hiç durup düşündünüz mü “kendin için bugün ne yaptın” diye...
İnsan; hayatında yaşama dair bazı standartları belirleme aşamasında öncelikle toplumca genel kabul görmüş ahlaki değerleri tam olarak benimsemeye çalışmalı, bunun yanında; örf, adet, gelenek, görenek, anene gibi tüm kültürel değerlerimizi içtenlikle kabullenmeyi boyun borcu bilmelidir. Bu tarzda yaşamaya çalışan bir insan; yaşamdan çok büyük mutluluk ve haz duyar. İşte her insan için birincil hedef daima bu olmalı ve ne olursa olsun, mutlu olmayı hayatının her zerresine nüfuz edecek şekilde satır satır tükenmez kalem ile hiç silinmeyecek şekilde yazmalıdır. Maksimum hedef; daima mükemmel standartları yakalamak ve daha da üzerine koyacak şekle dönüşmektir...
"Eğer hangi limana doğru seyrettiğimizi bilmiyorsak, hiçbir rüzgar bizim için uygun değildir." SENECA
Başarılı olmak, bir şeyleri başarmak hemen herkesin ortak hedefi… Ancak kimileri için başarı kendiliğinden geliyormuşçasına kolayken kimileri için de bir türlü varılamayan yol gibidir. Peki, nerede hata yapıyor? Hangi adımları atlıyoruz? İşte, başarılı olmak ve başarıya ulaşmak için izlenmesi gereken 7 adım...
İnsanlar zihinlerinin yapabileceklerini görse kendini tanımadığını anlar. Dünya da varolan nesneleri gören gözleriniz değil, beyninizdir. Varolan sesleri duyan kulaklarınız değil beyninizdir. Dokunduğunuz şeylerin ne olduğunu söyleyen dokunuz değil zihninizdir. Demem o ki, gözlerde, kulaklarda, burunda, dilde, dokunuzda beynin sadece araçlarıdır. Beyin mekanında oturur ve oradan tüm organları kontrol ederek, kendi işini yaptırır...
Günümüzde bu ‘’SEVGİ’’ sanki öyle bir değersiz bir şeymiş gibi görünüyor ki insana bir nefes almak kadar kolay geliyor...
Bilgi esaret midir? Bir çocuk parkında şöyle oturup çocukları izledim. Ne kadar cesur ve ne kadar azimli olduklarını anladım. Annesine gidip soru soruyor annesi cevap vermediğinde veya cevap kendini tatmin etmediğinde gidip arkadaşalarına soruyor, oda olmadı gidip dedesi, nenesi, halası, babası artık kim varsa.. Sordukça soruyor öğrenmeye çalışıyor. Ancak fark ettim ki öğrendikçe cesareti kırılmaya azmi azalmaya başladı...
Küçük değişiklikler büyük mutluluklar getirir. Yaşantınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik, kırılan alışkanlıklar, rutinden çıkarılmış davranışlar ve yaşantınıza göstereceğiniz özen size çok daha dingin bir ruh hali ve büyük mutluluklar olarak geri dönecektir. Zaman zaman pek çoğumuz nedensiz iç sıkıntılarından yakınırız. Gün normal seyrinde akarken küçücük bir sorunun dahi içinden çıkılamaz bir hal aldığını görürüz. Gelin bu sefer sorunu başkalarında aramak yerine hayatınıza küçük dokunuşlar yapın ve bu dokunuşların ardından karanlık bulutların nasıl da dağıldığını hep birlikte gözlemleyelim...
Bu beden bazen bizi kaldıramaz ve zindanımız olur. Onun içinde kendimizi kanıtlayamaz ve hayallerimiz sınırlar durur.. Bu yüzden bilgelik zindanı, beden zindanını geçemiyor.. O beden hayallere kendi olanağından izin verir, durur.. belki ben onu aşacak nice hayallere sahibim.. Hepimiz aslında beden denen zindan içinde onun mahkumlarıyız. Ölüm geldiğinde o esaret biter.. Özgürlüğümüze kavuşuruz.. Oysa yaşarkende kavuşmak istersin.. İşte o zamanda onu zorlayacak çalışmayı yaparsın.. İşte burada uzaklara bakar, ona karşı değil, onunla dost olarak buna kavuşabileceğini anlarsın.. Şimdi ise seni içinde tutan zindana merhaba de.. O senin dostun...