İlk Mabed
Bugün Kudüs topraklarında bulunan Mescid-i Aksa’nın inşasından önce Davut peygamber döneminde başlanıp oğlu Süleyman tarafından inşasına devam ettirilmiştir. Kuran Süleyman’ın insan gücüyle yapılamayacak işlerde cinlerden yardım aldığını Sebe suresinin 14. Ayeti ile kanıtlamıştır…
‘Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. Yere yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı’ (Sebe’ 14. Ayet)
Ayette: Süleyman’ın mabedin mihrabına çekilip asasına dayalı bir şekilde ibadeti sırasında öldüğünü bunu gören cinlerin Süleyman’ın ibadet ettiğini sanarak işlerine devam etmelerini sürdürdüklerini ancak asanın bir ağaç kurdu tarafından yenerek ortasından kırılmasıyla Süleyman’ın yere düşüşü ve bunun üzerine öldüğünün anlaşıldığı anlatılmaktadır…
Süleyman Mabedi yahut diğer adıyla Siyon Mabedi, Yahudi halkının ilk mabedi olarak kabul edilmektedir. İslam dinine inananlarca buraya Beyti Makdis de denilmektedir. M.S. 70 yıllarında bir Yahudi ayaklanmasını durdurmak için gelen Roma birlikleri mabedi ve kenti yıkmışlardır.
İlk Kıble
M.S 638 yılında Hz. Ömer döneminde Kudüs fethedilmiş ve Beyti Makdis’in yıkıntıları üzerine Mescid-i Aksa inşa ettirilmiştir. Mescid-i Aksa Türkçe’ de ‘en uzak Mescid’ anlamına gelir. Hz.Ömer’in Mescid-i Aksa’yı inşa ettirmesi nedenleri altında buraya duyulan dini maneviyat yatar. Çünkü Kâbe’den önce ilk kıble olarak bu topraklar kıble kabul ediliyordu. Ayrıca Hz. Muhammed Recep Ayının 27. Gecesi, Mescid-i Haram’dan (Mekke) Burak isimli atıyla Mescid-i Aksa’nın(Kudüs) olduğu bölgeye getirilip oradan semaya yükselişi de inşa nedeninin sebeplerindendir.
‘Ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.’ (İsra’ 1.Ayet)
Kudüs, Emevi devleti tarafından işgal edilince Mescid-i Aksa Abdülmelik Bin Mervan tarafından genişletilmiştir.
Kutsal Kudüs
Kudüs, 3 semavi dinin de kutsal sayılmaktadır. Museviler için; en kutsal şehir ve ruhani merkez, Hristiyanlar için; tarihin başladığı ve biteceği yer, Müslümanlar için; Mekke ve Medine’den sonra üçüncü kutsal şehir… Bu yüzden şehirde sinagoglar, kiliseler ve camiler oldukça fazladır(yaklaşık 220 dini mekân).ezan sesi ile çan sesleri iç içedir.
Kudüs’ün Osmanlı eline geçmesi Kanuni sultan Süleyman zamanında olmuştur. Kanuni Kudüs’ün çevresini uzunluğu yaklaşık 900 metreyi bulan dikdörtgen şeklindeki surlarla çevrelemiştir (1538-1540).bu surlar içerisinde kalan kısma ‘Eski Kent’ denmiştir.
Dini Mabedlerin Mimari Yapısı
Ağlama Duvarı - Mescid-İ Aksa Kutsal Büyük Kabir Kilisesi
(Yahudiler) (Müslümanlar) (Hristyanlar)
Ağlama Duvarı: Ağlama Duvarı Süleyman Mabedinden ayakta kalan tek kalıntıdır. Mabedin batı duvarı olduğu için Batı Duvarı olarak da adlandırılır… Eni/uzunluğu 485 metre yüksekliği ise toprak yüzeyinden 24 büyük taş sırası ile yer altından ise 19 büyük taş sırasından meydana gelir. Bir taşın eni 12 metre yüksekliği ise 1 metre ağırlığı da 100 tondan fazladır.
Ağlama Duvarı - Mescid-İ Aksa Problemi
Aslında asıl problem Yahudi topluluğunun Mescid-i Aksa’yı ortadan kaldırıp Süleyman Mabedini tekrar inşa etmek istemeleridir. Bunu gerçekleştirmek üzere birçok girişimlerde bulunmuşlardır. Bu girişimler günümüzde de devam etmektedir.
21 ağustos 1969: Denis Michael Rohan adlı Avusturyalı bir Yahudi Mescid-i Aksa’yı kundaklama girişiminde bulundu. Caminin yıkılışının Mesih’in geleceğini hızlandıracağı düşüncesine sahipti. Olaydan iki gün sonra tutuklanmış akıl hastası olduğu gerekçe gösterilip bir süre akıl hastanesinde tutulmuş ve daha sonra sınır dışı edilmiştir.
Nisan 1980: Amerika doğumlu Meir Kahane’nin amacı İsrail’den Arapları kovmak ve ülkeye Teokrasi getirmekti. Mescid-i Aksa’nın bir köşesine patlayıcı madde koyarak patlatmaya çalıştı.
21 Mart 1983: Mescid-i Aksa’nın altına İsrail tarafında arkeolojik çalışmalar bahane edilerek tüneller açıldı. Bu tünellerin asıl amacı Mescid’in kendiliğinden çökmesi yahut bir takım Yahudi gençlerin bu tünellere patlayıcı yerleştirerek Mescid’in havaya uçmasını sağlamaktı. Son yıllarda bu tüneller İsrail tarafından turizme açılmıştır.
14 Ocak 1986: Knesset (İsrail hükümetinin yasama organı) üyesi bazı parlamentler askerlerin koruması altında Mescid-i Aksa’ya girmek istediler.
27 Eylül 1996: İsrail askerleri Cuma namazı esnasında 4000 askerle Mescid-i Aksa’yı kuşatıp içeride namaz kılan Müslümanların kafalarına kurşun sıkarak şehit ettiler. ( Kudüs Katliamı)
29 Temmuz 2001: Yahudi takvime göre 29 Temmuz 9 ağustosa denk geliyordu. Yahudiler bu tarihi Süleyman Mabedi’nin yıkılışının 1931. yıl dönümü olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mabedi yeniden inşa etmek için çalışmaların başlatılması gerektiğini iddia ederek hazırlık yapmaya başladılar. İsrail devleti tarafından bir araya getirilmiş olan ‘Heykel Dağı’ ya da ‘Tapınak Dağı İnsanları’ olarak adlandırılan, zihni yıkanmış saldırgan gruplar emniyet teşkilatından temel atma gününde gerekli önlemlerin alınmasını istediler. Olaya İsrail Yüksek Mahkemesi onay verdi. |
Yorumlar
RSS ile Abone Ol (Bu makaleye yapılan yorumlar için RSS beslemesi)