Toplum ve Haberler > Din ve Maneviyat > Birlik Olmanın Önemi ve Gerekliliği

Sponsorlu Bağlantılar

Allahı Zikretmeyi Unutma

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Birlik Olmanın Önemi ve Gerekliliği

(5 oy, 5.00 / 5)
Yazar: Nevzat Erdağ | Kategori: Din ve Maneviyat | Tarih: 24 Mayıs 2011 | 886 kez okundu

Gelin Birlik Olalım

Bu  satırları yazarken uygulamanın yazmaktan daha zor olduğunu biliyorum. Farklılıkların değil, benzerliklerin ön plana çıkarılması gerekir. Farklılıkları ihtilaf konusu haline getirmekten vazgeçmenin gerekliliğini şöyle bir örnekle açıklayabiliriz: Televizyon haberlerinde zaman zaman büyük bir deprem veya sel felaketinin hemen ardından yürütülen kurtarma çalışmaları görüntülerine rastlarız. Bu görüntülerde ortak bir nokta dikkatimizi çeker... Doğal bir afet sonrasında çeşitli ülkelerden, farklı milletlere ve dinlere mensup insanlar seferber olurlar, hiçbir fedakarlıktan kaçınmazlar, zarar gören insanları bir an önce kurtarmak için el ele verirler. Hatta aralarında düşmanlık olan ülkeler dahi böyle zorluk zamanlarında düşmanlığı bir kenara bırakırlar. Hiç tereddütsüz felaketten etkilenen ülkenin yardımına koşarlar. İnsan olarak yapılması gereken de zaten budur. Böyle bir durumda, enkaz altında kalan veya boğulmak üzere olan insanlar acil yardım beklerlerken, geçmişten kaynaklanan sorunları, kavgaları, çekişmeleri, tartışmaları, ön yargıları gündeme getirmek büyük bir vicdansızlık olacaktır.

 

Bir de dünya toplumlarının içinde bulunduğu durumu gözümüzün önüne getirelim: inançsızlık ve materyalizmi ilke edinen ideolojilerin dünya çapındaki faaliyetleri, sosyal dejenerasyon, ahlaki çöküntü, yoksulluk, açlık, artan kötülükler, dağılan aileler, manevi boşluk içindeki insanlar, yasa dışı eylemler, cinayetler, kavgalar, çatışmalar, savaşlar, huzursuzluklar...

 

Şüphesiz bunlar ve benzeri kötülükler dünya toplumlarını büyük bir hızla maddi ve manevi yıkımın eşiğine sürüklemektedir. Diğer yandan da inançsız-materyalist, yıkıcı felsefeler insanların hem dünya hem de ahiret hayatlarını tehdit etmektedir. Tüm bunlar, dünya üzerinde yaşayan milyarlarca insanın aslında yardım bekleyen felaketzedelerden hiçbir farkları olmadığını göstermektedir.

 

Sevgi dolu insanı seven inançlı, samimi, vicdanlı ve sağduyulu tüm insanlara düşen görev, kötülüklere ve kötülere karşı yardımlaşmak, ortak bir fikri mücadele yürütmek, birlik ve beraberlik içinde çalışmaktır. Bu birlik; sevgi, saygı, hoşgörü, anlayış, uyum ve iş birliği prensipleri temel alınarak bina edilmelidir. İçinde bulunulan durumun ne kadar acil olduğu göz önünde bulundurulmalı; çekişme, tartışma ve ayrılığa yol açacak unsurlardan şiddetle kaçınılmalıdır.

 

Evrenin her noktası, anlamak istemeyenleri yaşamın gerçeklerini görmeyenlerin çarpık ve sapkın felsefelerini yerle bir edecek deliller ile doludur. Vicdanının sesini dinleyen, samimi ve ön yargılarından arınmış bir şekilde evreni ve doğayı inceleyen herkes, çevresindeki mükemmeliyeti fark eder. Canlı cansız her varlık yaşamın üstün yaratma sanatını bize tanıtan mesajlar taşımaktadır; etrafımız O'nun varlığını ve birliğini açıkça ortaya koyan işaretlerle çepeçevre sarılıdır.

 

Artık, canlı cansız her şeyin tesadüfler sonucunda oluştuğu iddiası çok akıllıca görülmemektedir. Modern bilimin ışığında incelemek ve bunları insanlara da anlatmak gereklidir. Canlılardaki muhteşem yapıları ve mükemmel tasarımları, evrendeki olağanüstü sistemleri ve milyarlarca hassas dengeyi tüm açıklığıyla gören vicdanlı insanlar, bu sayede bunların tesadüfen oluşamayacağını ve her şeyi üstün güç sahibinin yaratmış olduğunu anlayacaklardır. Böylece görme özürlü bakar körlerin yaymaya çalıştıkları "tesadüf" yalanı yerle bir olacaktır.

Yaratılıştaki mükemmellik delilleri, görme özürlü bakar körlerin önüne seren her türlü bilgiyi ve gerçeği kapsar. Bunlar, insanların yaratılış gayelerini  fark etmelerine ve O'na yönelmelerine vesile olur.

 

Gaflet içindeki insanların, her gün etraflarında şahit oldukları fakat farkına varmadıkları pek çok yaratılış delilini, mükemmellikleri tüm ayrıntılarıyla onların gözleri önüne sermek, bu kişilerin gafletlerinin dağılmasında son derece etkili olur. Yıllardır herkesin görmeye alıştığı ve pek çok kimsenin üzerinde düşünmediği birçok hakikat vardır. İnsanın sadece kendi bedeni dahi başlı başına büyük bir mucize değil midir?

 

Sahip olduğumuz gözler dünyanın en gelişmiş kameralarından daha kompleks ve üstündür. Vücudumuzdaki her sistem, büyük bir uyum ve denge içinde çalışmakta, ancak dev laboratuarlarda gerçekleştirilebilecek olan kimyasal işlemler, iç organlarımız tarafından çok daha mükemmel bir şekilde yapılmaktadır. Allah beslenmemiz için binlerce farklı nimet yaratmıştır. Hepsi aynı kara topraktan çıkmasına rağmen harika tatlara, kokulara, görünümlere ve ihtiyacımız olan vitamin ve minerallere sahip meyveler, sebzeler ve diğer besinlerin her biri, bizlere Allah'ın yaratışının birer kanıtını sunmaktadır.

 

Günümüzde pek çok insan bu gerçekler üzerinde hiç düşünmeden Allah'ın nimetlerini tüketmekte, O'nu fark etmeden gaflet içinde yaşamaktadır. Bu gafleti ortadan kaldırmak için  insanı bilen inançlı samimi insanların el ele vermesi gereklidir.

 

Yukarıdaki konular, hakkında ciltlerce kitap yazılabilecek kadar detaylı bilgiler içerir. Örneğin, gökyüzünün yedi ayrı katmandan oluşması ve bunların dünya üzerindeki ekolojik sisteme ve canlılara sağladığı faydaları, Ay ve Güneş'in, mevsimlere, iklimlere, gece-gündüz oluşumuna ve insan yaşamına olan etkisini düşünmek kişinin düşünce ufkunu genişletecek, imanını artıracak bir yoldur. Bu sistemlerde meydana gelebilecek en ufak bir aksaklığın nasıl tehlikeli sonuçlar doğuracağını düşünmek de aynı şekilde etkili olacaktır.

 

Tüm evren bunlar gibi sayısız detay içermektedir. Ne var ki üstte belirttiğimiz gibi, insanların bir kısmı günlük hayatlarında bu harikalar üzerinde neredeyse hiç düşünmezler. Bu nedenle yaratılış delillerini insanların düşünmedikleri yönleri ile anlatarak yapılan bir tebliğ karşı tarafı düşünmeye sevk edecek, yaratılışın  gücünü ve yaratılma sebebini tanıyıp takdir etmesinde de etkili olacaktır.

 

Gereği gibi takdir eden bir insanın yaşamında, ahlakında, genel tavır ve davranışlarında çok olumlu değişiklikler olacağı da açıktır. İnancın gücünün ve kudretinin şuuruna varan bir insan, onun gereklerini eksiksiz yerine getirmek için çaba gösterecek ve mükemmel yaşamı, ahlakı yaşamaya gayret edecektir. Böylece, yumuşak huylu, mütevazı, hoşgörülü, anlayışlı, sabırlı, vefalı, sadık, fedakar, merhametli, cesur, açık görüşlü, dürüst, adil insanların sayısı artacak ve güzel ahlakın yaygınlaşmasıyla dünya çok güzel bir mekan haline gelecektir.

 

O halde gelin birlik olalım; yaşadığımız alemi inceleyelim, araştıralım, bunları tüm insanlara anlatalım ve onları insanı yaşamı güzeli doğruyu sevmeye, inancı yaşamaya O'na şükretmeye, O'nun gereği  ahlakı yaşamaya ve O'nun  için gerekleri yapmaya  etmeye davet edelim. Yeryüzünde barışı sağlamalarını ve barışın koruyucuları olmalarını öğütleyelim. Yeryüzünde bozgunculuk yapanları, haklı bir gerekçesi (savunma veya mazlumları kurtarma amacı) olmadan savaş çıkaranları, düzeni bozanları, masum insanları kınayalım.

 

Mükemmel ahlakı yaşayan insanların önemli sorumluluklarından biri de insanlar için barışı ve güvenliği sağlamak, tüm insanların huzur içinde yaşayabilecekleri bir dünya meydana getirebilmektir. Daha fazla toprak elde etmek, kendi ırkının veya ulusunun üstünlüğünü ispat edebilmek, diğer milletleri tahakkümü altına alabilmek gibi gerekçelerle başlayan savaş ve çatışmalar geride hayatını kaybetmiş masum insanlar, sakatlar, öksüzler, yetimler, ruh sağlığını ve dengesini yitirmiş bireyler, yakılıp yıkılmış şehirler, tahrip edilmiş medeniyetler, yokluk, korku ve açlık bırakmaktadır. Üstelik bu kayıplar savaşın tüm taraflarını doğrudan etkilemekte, telafisi uzun yıllar alan yıkımlar meydana gelmektedir.

 

Savaşların, çatışmaların ve her türlü kan dökücülüğün temelinde insanların adam gibi adam olma misyonundan, ahlakından uzaklaşmaları vardır. Kimi zaman da sözde din adına ortaya çıkan bazı kimselerin sapkın yorumları gerçek din ahlakı hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan kimseler üzerinde etki edebilmekte, onları din ahlakına hiçbir şekilde uymayan eylemler yapmaya yönlendirebilmektedir. Anlaşmazlıkların ve sorunların şiddet yoluyla çözülmesi gerektiğine inananlar, baskıcı ve despot uygulamalarıyla insanlara zulmedenler, zulümlerini kendilerince meşrulaştırmaya çalışanlar karşısında iman edenlerin iş birliği önem kazanmaktadır.

 

İnsanlara gerçek din ahlakını anlatarak onları çatışma ve kavgaya sürükleyen her türlü sebebin ortadan kalkmasına vesile olalım. Farklı inançlar arasında hiçbir şekilde çatışma olmasına gerek olmadığını, birlik halinde hareket ederek tavır ve davranışlarımızla insanlara gösterelim. Sevginin, hoşgörünün ve merhametin yaygınlaşması için insanlara saf ve temiz sevgiyi anlatalım gerçek insanların sevgi erlerinin gerçek dostu ve yardımcısı, gözeticisi ve koruyucusu Allah'tır. Allah, her şeyden haberi olan, her şeye gücü yeten, güzel inançlı insanların işlerini kolaylaştıran, onları üstün ve güçlü kılandır. İşte bu nedenle ümitsizlik, karamsarlık, üzgünlük, bezginlik, gevşeklik, inanan insanların asla yaşamayacağı özelliklerdir.

 

Kötülerin düzenleri, kurdukları tuzaklar ne kadar büyük gibi görünse de harcadıkları çabalar boşa gidecek, sonuç vermeyecektir. Kötülüğün, ahlaksızlığın yayılması için kurulan her tuzak, yapılan her plan nihayetinde bozulacaktır. Kötülük ve ahlaksızlığı örgütleyenlerin tasarladıkları, kendi başlarına geçecek, aleyhlerine dönecektir. Örneklerimiz hep iyiye güzele doğruya odaklanmalı sevgi temel prensibimiz yaşam anahtarımız olmalıdır işte o zaman Müslüman, Hıristiyan veya Yahudi olsunlar, tüm inananlara düşen görev açıktır: Yukarıdaki gerçekleri unutmadan, barışın, huzurun, refahın, güzel ahlakın, iyiliğin, mutluluğun, güvenliğin hakim olduğu toplumlarda yaşamak için el ele vermek. Böyle asil bir amaç uğrunda birlik ve beraberlik içinde hareket edersek, Allah bizleri başarılı kılacaktır.

 

Bu doğrultuda elinden gelen tüm çabayı göstermekle mükelleftir. Kainatın bir yaratanının olduğuna inanan O'nun beğenisini kazanmaya çalışan, O'na tam bir teslimiyetle teslim olmuş, O'na gönülden bağlı, O'nu yücelten, temelde aynı değerleri savunan tüm insanların ortak hareket etmeleri en doğrusudur.

 

Dinsel tarihsel sorunlara, ön yargılara, yanlış anlamalara veya taassuba dayanan tartışmalara ve çekişmelere tamamen son vermeli Kaybedilecek tek bir gün dahi olmadığı unutulmamalıdır. anlayış ve hoşgörü içinde yaklaşmalıdır. Önemli olan, farklılıkları değil ortak noktaları gündeme getirmek, zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı, yıkıcı değil yapıcı, engelleyici değil yardımcı, ayırıcı değil tamamlayıcı, bölücü değil birleştirici olmaktır.

 

Bilgisizlikten veya provokasyonlardan kaynaklanan ön yargılar ortadan kaldırılmalıdır. Bilinmelidir ki, kurulmaya çalışılan duvarlar, sadece insanı sevmeyen çıkarcı yaşama alışkın  yaşamda her şeyi materyallerle ölçenlerin işine yarar.

 

Bu satırlarda önemli bir çağrıda bulunuyoruz belki: inançsızlık ve ahlaksızlığa zemin hazırlayan tüm ideolojilere karşı ortak bir fikri mücadele yürütelim. Teknolojik imkanlarımızı, bilgilerimizi, tecrübelerimizi ve çalışmalarımızı birleştirelim. Bilimsel araştırmalar ışığında bunların yanlışlığını tüm dünyaya anlatalım. Evreni, içindeki tüm canlı ve cansız varlıklarla beraber mükemmelliğini anlayıp yaratılış mucizelerini dünyanın dört bir yanındaki insanlara anlatmak için birlikte davranalım diyoruz…

 

Şüphesiz, hayırlara çağıranlar, iyilikleri uygulamayı ve kötülüklerden sakınmayı tavsiye edenler ve bu yüce amaçlar doğrultusunda birlik içinde hareket edenler, tabirin tam karşılığı adam gibi adam olan  düzgün insanlardır  işte kurtuluşa ve sonsuz mutluluğa ebedi kazanca sahip olanlardır. Aksini yapan insanlar "kayıp" içinde iken, sadece onlar ebedi bir kazanca kavuşurlar…

 

Gerçekten insan, ziyandadır. Ancak iyi işlerde bulunanlar, birbirlerine iyiliği tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka. Mesajı ile iyiliklerle sevgi ile gelin hepimiz bir olalım kardeşlik, sevgi, insanlık ve insanca yaşam adına gelin birlik olalım

 

p.s: Bu makale Gazi Kars dergisinde 2004 yılında yayınlanmıştır

 

Yazar Hakkında

Mali müşavir ve eğitimci olan Nevzat Erdağ aynı zamanda yönetim danışmanlığı yapmaktadır. Yayınlanmış 11 kitabı bulunmaktadır. Erdağ'ın ayrıca sosyal ve mesleki içerikli 100'ün üzerinde yayınlanmış makalesi bulunmaktadır. www.nevzaterdag.com

 

 


Makale Kaynağı: Nevzat Erdağ - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.