|
Bir yaratıcı iradeyi dolaysıyla dini ret ve inkâr eden materyalist felsefelerin bu olguları şiddetle tenkit etmesi konusunda çok çeşitli alternatif fikirlerin oluşmasına neden olmuştur. Biz bunu fikirsel zenginlik olarak yorumluyoruz. Toplumsal oluşumların en büyük etkenlerinden biri olan din olgusunu bu etkilerini anlamak için bu alternatif fikirleri de bilmek gerekir.
Teizm Nedir?
Teizm, her şeyden önce bir Tanrı veya tanrıların var olduğu kabulünün üzerine kurulmuş bir düşünce yapısıdır.Teist görüşte tanrı veya tanrılar yaratılmamışlardır, olmuş ve olacak her şeyi bilirler, sonsuz kudrete sahiptirler, zaman ve mekândan bağımsızdırlar, bilinen şeyler ile benzerlikleri yoktur. Teizmde çoğunlukla Tanrı veya tanrıların evrenin işleyişine müdahale ettikleri inancı hakimdir. Klasik teizm, anılan özelliklere sahip Tanrı veya tanrıları kabul ederek her şeyi bu referans noktasından hareket ile açıklamaya çalışır.
Deizm Nedir?
Deizm düşüncesine göre de evren üstün, yüce Bir Varlık tarafından yaratılmıştır. Deizm'de, teizmin aksine, Tanrının evrenin işleyişine müdahale etmediği fikri hakimdir. Deizme göre Tanrı evreni yarattıktan ve işleyişini düzenledikten sonra işleyiş ve düzeni müdahale etmemekte, doğallığına bırakmaktadır.
Ateizm Nedir?
Ateizm ise bir “Var Edici İradenin” varlığını en baştan ret ve inkâr eder. Bu ise hem teist hem de deist görüşün reddi demektir. Ateizm bilimsel olduğunu iddia ederse de gerçekte (bir Yaratıcı İradenin olmadığını kesin bir şekilde temel aldığından) bir inanç çeşidi dolaysıyla bir din olduğu kesindir. Bunun nedeni ise bilimsel olarak ret edilmemiş, edilememiş bir öngörüyü (bir var edicinin var olduğu öngörüsünü) gerçek dışı kabul edip varsayımlarını şüpheliler üzerinde kurgulamasıdır. Eğer temeliniz sağlam olmazsa yapınız da sağlam olmaz. Bir ateist için her şeyi kavrayıp kontrol eden bir varlığın var olması sonsuzluk kavramıyla terstir. İmam-ı Gazali gibi çok değerli kimi bilim insanları bu konuya değinmiş ve çok güzel örneklemişlerse de bu örneklemeler genelde teotik olduğundan bilimsel kimliğimizi bozabilir endişesiyle buraya almıyoruz. Doğadaki ahenk ve uyum bir yaratıcının var olduğunun en güçlü delilleri olarak ortaya konulur. Bu konudaki ateistlerin görüş ise tamamen doğal seçilimle ilintilidir. Onlara göre uyumlu olmayanın elenmesi, uyumlu olanların biriktirilmesi ilkesine dayanan bu olaylar zincirinin sonucunda ortaya son derece uyumlu ve gelişen yapı sistemleri ortaya çıkmaktadır. Bu varsayımın düzenli sistemlerin oluşumlarında amacın en baştan bilinmesi ilkesine ters düştüğü açıktır. Ne yapacağınızı, nereye gideceğinizi en baştan bilmezseniz hiç bir şey yapamaz, hiç bir yere ulaşamazsınız. Eğer en baştan ulaşmak istediğiniz amacı, varmak istediğiniz hedefi bilmezseniz bilinmezliğin sonsuzluğunda dolanır durursunuz. Rastlantılarla oluşumu savunan ateist akımın belki de bilime en aykırı, en mantıksız yönü budur.
|
NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.