Toplum ve Haberler > Hukuk > Hukuk Devleti Nedir? Türkiye Bir Hukuk Devleti Midir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Hukuk Devleti Nedir? Türkiye Bir Hukuk Devleti Midir?

(5 oy, 4.20 / 5)
Yazar: Kenan Aydın | Kategori: Hukuk | Tarih: 26 Mayıs 2010 | 4451 kez okundu

 

T.C. Bir Hukuk Devleti Mi?

“Hukuk, toplumun genel menfaatini veya fertlerin ve toplumun ortak iyiliğini sağlamak maksadıyla konulan ve kamu gücüyle desteklenen kaide, hak ve kanunların bütünüdür. Daha yaygın bir tanımıyla hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir." (Vikipedi, Özgür Ansiklopedi)

 

Hukukun farklı tanımları da yapılabilir. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, uygulanabilmesi için bir güç gerektiği reddedilemez. En büyük güç ise devlettir. Adı her ne olursa olsun hiç bir güç devletten üstün değildir. Kanaatimizce devletlerin ortaya çıkışı da farklı güçleri dengeleyebilecek daha büyük bir güce ihtiyaç duyulmasındandır. Çünkü toplumda adaletin sağlanması, haklının hakkının alabilmesiyle sağlanabilir. Devletler bir kişinin yönetebileceği kadar küçük, herkesin yönetebileceği kadar büyük değildirler. Bu yüzden de adaleti sağlama arzusu, aynı zamanda devletlerin bir oligarşik yapıya dönüşmesini de beraberinde getirmiştir.

 

"Oligarşi, sadece belirli bir zümrenin bir ülkeyi yönetmesiyle ortaya çıkan yönetim biçimidir. Yunancadaki 'az' ve 'yönetim' kelimelerinin birleşmesiyle oluşturulmuş bir kelimedir." (Vikipedi, özgür ansiklopedi)

 

Her devlet kurumlar aracılığı ile yönetilir. Zaten devletin genel tanımı da "Kurumlar Topluluğu"dur. Buna göre hükümet ve bürokratlar devletlerin oligarşik yapısını oluştururlar. Rejimi, ideolojisi, sistemi ne olursa olsun, istisnasız her devlet "oligarşi" ile yönetilirler.

 

"Diktatörlük, herhangi bir kurum, yazılı ya da yazılı olmayan yasal düzenlemeler veya başka bir sosyal ve/veya politik faktör tarafından sınırlanmamış bir liderliğin (genellikle bir diktatörün) mutlak yönetimidir." (Vikipedi, özgür ansiklopedi)

 

Devletin her gücün üzerindeki gücü, yönetimi bir şekilde eline geçirenlerin iştahını kabartmaya yetmiştir de artmıştır bile. Bu yüzden de tarih boyunca sayısız diktatörler gelip geçmiştir. Modern devletler bu mahzuru ortadan kaldırmak için gücü bölmek gereğini duymuşlar ve "kuvvetler ayrılığı" kavramını getirmişlerdir. Ülkemizde ise bu kavram sadece teoride kalmıştır. Özellikle tek parti iktidarları bir diktatörlük tarzında hareket etmişlerdir.

 

“J. Kanunsuz emir Anayasa MADDE 137.– Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz."

 

657 sayılı yasanın 11. maddesi : “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

 

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.” hükmünü getirir.

 

Anayasa'nın 137. maddesi, amirin yasadışı emir verebileceğini öngörmüş, 657/11 ise memuru amirine karşı (yasalara karşı değil) sorumlu tutmuştur. "Yasa dışı emir" ne manaya gelir? İlgili yasa hükmünün geçici de olsa kaldırılması demektir. İlgili memurun da bu emri yerine getirmek zorunda olması, verilen yasa dışı emrin geçici de olsa yasa hükmünü taşıması demektir. Hani yasa yapma, değiştirme veya ortadan kaldırma yetkisi sadece TBMM'ne aitti?

 

"Diktatörlük, herhangi bir kurum, yazılı ya da yazılı olmayan yasal düzenlemeler veya başka bir sosyal ve/veya politik faktör tarafından sınırlanmamış bir liderliğin (genellikle bir diktatörün) mutlak yönetimidir." (Vikipedi, özgür ansiklopedi). Ne dersiniz, Anayasa 137 ve 657/11 bu tanıma uymuyor mu?

 

İşte "T.C. Oligarşik Diktatörlük" kitabı, bütün sorunların kaynağı olarak devlet kurumlarının kendilerini yasaların üzerinde görme alışkanlığını görmektedir. Vatandaşlarına kaşlarını çatarak bakan bir devlet yerine gülümseyerek bakan bir devlet arzulamaktadır. Bu bakış açısıyla "maalesef" farklı bir kitaptır.

 

Yazar Hakkında:

Kenan Aydın, Pamukova'nın İsabalı Köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Alifuatpaşa'da, lise ve üniversiteyi Adapazarı'nda okudu. Isparta, Mardin, Sakarya, Kocaeli ve Çankırı illerinde Makina Mühendisi olarak görev yaptıktan sonra 2007 yılında emekli oldu. 2005 yılında "Yalnızlık Akşamları" şiir kitabını, 2008'de "Örtülü Cinayet" romanını, 2009'da "Konuşmada Ses Eksikliğini Giderme Yöntemleri", 2010'da "TC: Oligarşik Diktatörlük" kitaplarını yayınladı. Halen İzmit'te yaşamaktadır.

http://www.sevgilik.com

Daha fazlası için yukarıdaki linki ziyaret edin.

 


Makale Kaynağı: Kenan Aydın - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.