Toplum ve Haberler > Politika > Turan, Turancılık - Turan Nedir? Turancılık Nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Turan, Turancılık - Turan Nedir? Turancılık Nedir?

(0 oy, 0 / 5)
Yazar: Abdullah Turk | Kategori: Politika | Tarih: 13 Haziran 2011 | 1320 kez okundu

 

Turancılık Osmanlı'nın son demlerinde önem kazanmış ve yaygınlaşmıştır. Osmanlı'nın çöküşünü engellemek için sunulan fikirlerden biridir. (İslamcılık, Osmanlıcılık, Batıcılık, Türkçülük) Birçok kişi Turan fikrinin yaygınlaşmasında katkıda bulunmuştur ama başlıca sözcüsü Ziya Gökalp'dir.

 

Cumhuriyet dönemine bakacak olursak TBMM 1920'den sonra Turancılara karşı sert tavır aldı. Turancılık 1930’larda tekrar canlandı ve bunun da en kuvvetli sözcüsü Hüseyin Nihal Atsız'dı.1944'ten sonrasında ise Türkçülük-Turancılık davasıyla birçok Turancı tutuklandı. Bunlar işkencelere uğradıklarını iddia ettiler.

 

1945'ten sonrada Millet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (1969'tan sonra Milliyetçi Hareket Partisi olmuştur) anti-komünizm zırhlarına bürünerek fikirlerini savunmuşlardır. Zamanımıza dönecek olursak, Turan şuan da gerekli olan bir birliktir. Ama bu birlik eskilerin yapmaya çalıştıkları gibi Türkiye'den Çin sınırına kadar sınırları, toprakları, bayrağı bir, sadece tek bir devlet kurarak olmaz. Zamanımızın şartları bunu kabul etmez veya kaldıramaz.

Bu yüzden farklı şekillerde bunu gerçekleştirmeliyiz mesela; Avrupa Birliğine girmek için uğraşmak yerine diğer Türk devletleriyle oturup yeni bir birlik kurmak. Avrupa bizi birliğine almayacak bu belli bir şey alsa bile bize istediği her şeyi yaptırdıktan sonra alacak. Avrupa Birliğine girsek ne olacak ki bir kaç olumlu yanı var. Bunun yanında Avrupa bizi AB'ye girdiğimizde sevmeye mi başlayacak veya zor durumumuzda yardım mı edecek? -Hayır!

O yüzden dünyada bir denge unsuru oluşturmak için sözümüzü geçirmek için Türk devletleri olarak kendi birliğimizi oluşturmalıyız. İki el her zaman bir elden üstündür. Senelerce sömürülen, işgale uğrayan kendi aralarında durmadan savaşan Afrika Devletleri bile kendi birliklerini kurmuşlardır. Biz bu kadar mı aciziz ki bunu bile başaramıyoruz!

Arap ülkelerinin de bir birliği var. Bu Avrupalılar zamanında bizim ayağımıza kapanırdı şimdi biz bu adamların birliğine girmek için ayaklarına kapanır duruma geldik. Bu bize yakışır mı? Millet olarak uyumamamız lazım eski günlere, Türklüğün şanının göklere yükseldiği günlere dönmemek için önümüzde hiç bir engel yok. Her şey kafamızda bitiyor. Biz hep ne diyoruz ''Biz yapamayız Türkler yapamaz''. Aslında bunu diyen bizler değiliz, senelerdir beynimize işlediler. Bize dedirtiyorlar, önceden yapabiliyorduk da şimdi yapamayacakmışız?

Yalan! Hep kendimizi kandırıyoruz. Unutmayın ki Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un surlarını askerleriyle veya toplarıyla yıkmadı. Önce o surları kafasında yıktı.
''Ben bunu yaparım'' dedi. Tüm dünya ona güldüğü halde. Küçüklüğünden beri bu hedef üzerine yoğunlaştı ve başardı.

Bizimde kafamızın içindeki surları yıkmamız lazım. Özellikle yeni neslin. Biz yapamayız değil ''Biz Yaparız'' dememiz lazım. Sözlerime Ziya Gökalp'in şu dizleriyle nihayet verip teşekkür etmek isterim;

Durma, düşman, durma kibrini artır!
Türklüğün başına hakaret yağdır!
Uyuyan bir kavme bu zillet azdır,
Vur; eski kölesi utandır onu!
Bırakma uyusun, uyandır onu.

 


Makale Kaynağı: Abdullah Turk - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.