Toplum ve Haberler > Politika > Büyük Ortadoğu Projesi - BOP'un Arka Penceresinden (2.Bölüm)

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Büyük Ortadoğu Projesi - BOP'un Arka Penceresinden (2.Bölüm)

(0 oy, 0 / 5)
Yazar: Halit Durucan | Kategori: Politika | Tarih: 23 Eylül 2011 | 379 kez okundu

 

BOP'un Arka Penceresinden (1.Bölüm) isimli makalenin devamıdır.

 

Birleşik Arap Krallığı, Ortadoğu’nun savunulması noktasında Türkiye ile işbirliğinin çok mühim olduğunu belirterek; “Ortadoğu’nun savunulmasında kendisine düşen rolü oynaması üzerine hassasiyetle duruyoruz. Türk Hükümeti de bu görüşü paylaşmaktadır.

 

Dünyanın bu önemli bölgesinin güvenliği için yapılan planlara Türkiye’nin katılması için gerekli çalışmaların bir an önce tamamlanmasını ümit ediyorum” diye beyanat vermişlerdir. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes; Ortadoğu’da Barış ve İstikrarın Koruma planı ile ilgili olarak yaptığı konuşmada şöyle demiştir: “…Çünkü istikrar ve milletlerin istiklali gayesini güden garb devletlerinin siyaseti bakımından Türkiye bu bölgede büyük ehemmiyet arz etmekte ve bu bakımdan gerekli vasıflara haiz bulunmaktadır. Eisenhower Doktrini’nin doğruluğu ve sakatlığını tarih huzurunda…

 

Amerika’nın bu planda ve bu hesapta Türkiye Cumhuriyeti’ne vereceği yer, mevki ve ehemmiyet tayin edecektir” açıklaması ile Türk Hükümeti’nin ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne biçtiği rol için hazır olduğunu bir şekilde dile getirmiştir. Tarih öylesine garip hadiselerle doludur, öylesine sinsi düzenbazlıklara sahne olmaktadır ki; ABD tarafında yer alan Adnan Menderes, ülkesi için ABD’den borç istemiş; ancak ABD Türkiye’ye kredi verilmesini istememişti.

 

Bu durum karşısında Menderes, kredi için yönünü SSCB’ne çevirmişti. Türkiye’nin SSCB’ne yaklaştığını gören Emperyalist ABD, Türkiye’de bir ihtilalın zeminini oluşturmuş ve Adnan Menderes ile yakın çalışma arkadaşlarının 27 Mayıs 1960 yılında idam edilmesini sağlamıştı. O dönemlerin etkili siyaset ve devlet adamlarından olan Cemal Gürsel, mason olması sebebiyle idam edilmekten kurtulmuştu.

 

Şurası muhakkak ki; Türkiye üzerine dışarıdan çok ciddi stratejiler geliştiriliyor ve uygun zaman dilimlerinde devreye sokuluyor. Ve tabi ki, toplumun değişik kesimleri de değişik zaman dilimlerinde değişik kombinasyonlarla devreye giriyor ve adım adım BOP’a doğru uygun adımlarla yol alıyorlar. BOP’un esasına dikkat edildiğinde iki yönlü bir durumun söz konusu olduğunu görürüz.

 

Birinci yönü “Haç”, ikinci yönü de “Hilal”dir. Bu neden böyledir? Bunun niçin böyle olduğunu anlayabilmek için BOP’u kurup, geliştiren ABD Başkanı Bush’un şu sözlerine dikkat edelim: “Biz haçlı savaşı veriyoruz” George W. Bush, bu sözlerini genel seçimler arifesinde sarf etmişti. Başta İslam Dünyası olmak üzere bazı Batılı Devletler bu sözün bir hata olduğunu belirtince; Bush, hatasını tamir etmek istedi ve “Yanlış anlaşıldım” demek zorunda kaldı. Aynı şahıs 2002 yılında İran’ı, Irak’ı ve Kuzey Kore’yi “Şer Üçlüsü” olarak ilan etmişti. Bu uygulamanın ilk hedefi pek tabi ki Irak’ın toptan yok edilmesiydi. ABD projesine göre; İran, Irak ve Suriye gibi devletler, ABD eksenli olmadığından yok edilmelidir. Yemen, ABD’ye göre feodal bir yapıdır. Bu ülkenin ele geçirilmesi zor değildir. Mısır ve Suudi Arabistan ise, yönetim olarak ABD yanlısıdır. Bu bakımdan bu ülkeler üzerinde BOP amaçlı herhangi bir operasyona lüzum görülmemektedir.

 

Türkiye-ABD ilişkileri Adnan Menderes ile başlamış; sonraki dönemlerde iktidara gelenler de aynı politikayı sürdürmüşlerdir. Bu bakımdan BOP, çok önemli ve üzerinde ciddiyetle durulması, araştırma yapılması ve sorular sorulması gereken bir oluşumdur. Türkiye-BOP ilişkilerini günümüze indirgeyerek daha güncel haliyle görmeye çalışalım.

  • ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleeza Rice BOP için şunları söylemiştir: “BOP içinde yer ala 22 ülkede rejimler ve sınırlar değiştirilecek” Kaynak: (Ağustos, 2003-Washington Post)
  • ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice tekrardan şunları ifade etmiştir: “Yeni bir Ortadoğu kurmanın zamanı geldi” Kaynak: (Temmuz, 2006-Lübnan)
  • Emekli Albay Ralph Peters ise şunları söylemiştir: “Ortadoğu’da istikrarsızlıkların en önemli nedeni, Avrupalıların gelişigüzel çizdikleri sınırlardır… Azınlıkların durumu gözetilerek yeni sınırlar çizilmeli… Türkiye, Suriye, İran ve Irak’ta yaşayan Kürtlerin bağımsız bir devlet sahibi olması gerek… Türkiye’nin doğusunun işgal edilmiş bir bölge olarak görülmesi gerekiyor” Kaynak: (Temmuz-2006, Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi-Armed Forced Journal-AFJ)
  • 2008 yılında Atlantic dergisinin Ocak-Şubat sayısında yayınlanan bir makale de ABD’nin BOP görevi verdiği Tayyip Erdoğan; “Ben BOP eşbaşkanıyım… Diyarbakır BOP’ un merkezi olacaktır”
  • R.Tayyip Erdoğan’ın 2004 yılında yaptığı konuşma: “Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev? Biz Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin Eşbaşkanlarından bir tanesiyiz ve bu görevi yerine getiriyoruz… Diyarbakır’a çok farklı bakıyorum. Yani Diyarbakır istiyorum ki… şu anda… Yani Amerika’nın da hani düşündüğü… Büyük Ortadoğu Projesi var ya… Genişletilmiş Ortadoğu… Yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız olabilir… Bir merkez olabilir… Bunu başarmamız lazım…” Kaynak: (Ulusal Kanal-TV, 14 Şubat)

 

Abdullah Gül’ün 3 Nisan 2003 tarihinde Colin Powel ile yaptığı gizli anlaşmaların metni şu şekilde ortaya çıkmıştır:

 

a-) Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecektir,

b-) Sınır Ötesi Harekâtlara son verilecektir,

c-) Yurtiçinde PKK’ya askeri harekât için ABD’den izin alınacaktır,

d-) TSK, PKK7KADEK’e karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yaparsa, ABD hükümeti, Kürt halkına karşı şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı çerçevesi içinde uyarıda bulunma hakkını kullanabilecektir,

e-) ABD’nin, İran ve Ortadoğu’ya yapacağı askeri harekâtlarına aktif destek verilecek ve katılım sağlanacaktır,

f-) Türk Ordusu’nun asker ve silah gücünde indirim yapılacaktır,

g-) Irak’ın kuzeyinde kurulan kukla devlet, Türkiye tarafından resmen tanınacaktır,

h-) PKK7KADEK mensuplarına geniş çaplı af çıkarılacaktır,

ı-) PKK/KADEK yasallaştırılacaktır,

j-) Belediyelere özerklik verilecektir,

k-) Dört yıl içinde aşamalı olarak federasyona geçilecektir,

L-) Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacaktır.

m-) Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esnek tutum takınılacaktır,

n) Ermenistan’a yönelik kısıtlamalar kaldırılacaktır. Kaynak: (Avrasya TV)

  • R.Tayyip Erdoğan’ın Çankaya adayı Abdullah Gül, Vatan Gazetesi’nden Sedat Sertoğlu’na demeç veriyor: Yer: Balgat. Tarih 24 Mayıs 2003 “Ben bu gezileri yapmadan önce şimdi senin oturduğun koltukta (tam burada Gül eliyle koltuğa vuruyor) ABD Dışişleri Bakanı Powel oturuyordu. Onunla 2 sayfalık, 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki! Powel Suriye’ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var”
  • Abdullah Gül, 17 Temmuz 2003 günü Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaal ile görüşürken, ABD ziyaretini şu şekilde açıkladı: “Tezkerenin reddinden sonra Powel’in Türkiye’ye yaptığı ziyaretle bölgede yapılması gerekenleri beraber kararlaştırdık…”

 

Toparlayacak olursak; ülkemiz seçim vaatleriyle, türbanlarla, laik-anti laik söylemlerle, dinli-dinsiz, Sünni-alevi, özgürlükçü-ülkücü, İslamcı-ılımlı veya esnek İslamcı tartışmalarla çalkalanırken gördük ki ülkemiz, tarihinde hiç görülmediği kadar parçalara bölünmüş! Bölünmekle kalınmamış; yine BOP içinde bir proje olarak sinsice devreye sokulan

 

Dinlerarası Diyalog, Ilımlı İslam ve Medeniyetler İttifakı gibi masumane gösterilen hain projelerle İslam Dini’nin özü İncil ve Tevrat eksenli bir din haline dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bu oyunların sonuçlarını günümüzde rahatlıkla görmemiz mümkündür. Kilise evlerinin peşi sıra açılması, Sumene Manastırının ve Akdamar Kilisesi’nin ibadete açılması, İstanbul’da bir din devletinin (Ekümenlik), Trabzon’da Pontus Rum Devleti’nin kurulması, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinin bölünerek bir Özerk Devlet’in kurulması gibi hain planlar BOP’ un esas gayelerindendir

 

Temennimiz şudur ki; ülkemizi yönetenler, bir an evvel ulusal menfaatler etrafında birleşmeli ve ülkemizin kaderini yabancıların eline terk etmemelidir. Başlangıçtan günümüze kadar irdelemeye çalıştığımızdan da anladığımız kadarıyla bu BOP denilen proje esasında ülkemizi de hedef almış durumdadır. Değişik versiyonlarla veya görevlendirmelerle işin esası kapatılmakta, halkımız oynanan sinsi oyunlardan habersiz bırakılmaktadır.

 

Yazar Hakkında

1960 yılında Kırıkkale'de doğdum. İlk ve ortaokulu Kırıkkale'de, liseyi de Ankara'da tamamladım. Üç çocuk babasıyım. Okumayı, araştırmayı, yorum ve eleştiri yapmayı severim. Bu birikimlerimden faydalanarak "Sanal Cinayet" ve" "Kristal Dünyalar" isimli iki eserim yayınlanmıştır. Eserlerimi okurken, usta bir yazarın kitaplarını okurken aldığınız hazzı alacak, ilginç olaylara şahit olacaksınız. Ortaokul ve lise yıllarımda oluşturduğum arşivimden ve günümüz teknolojisinden faydalanarak bu sitede makale yazmaya başladım. Amacım; makaleseverlere doğru bilgiye dayanan yazılar hazırlamaktır. Bilgi birikimlerimi kişisel dünya görüşümle harmanlayıp, okuyucusu ile buluşturmaktır. Okuyucularımdan beklentim şudur; yazdıklarımı beğenin veya beğenmeyin, lütfen yorum yapın, beğenip beğenmediğinizi belirtin. hepinize saygıları sunuyorum. E-Mail: atessbeyy@mynet.com

Allah'a emanet olunuz...

 


Makale Kaynağı: Halit Durucan - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.