|
Türk ve Dünya Tarihi ile ilgili bilgi ve yorum içeren makalelere bu bölümden ulaşabilirsiniz. Lütfen sayfa içerisinde ilgi duyduğunuz konu başlıklarına göz atınız...
|
|
T.C. Devleti’nin kurucusu Gazi Paşa, hayatının hiçbir döneminde kâhin olduğunu iddia etmemiştir. Gazi Paşa, dünya insanlığının takdirini kazanmış, adil, şefkatli, dikkatli, korkusuz, basiretli bir devlet adamı ve büyük bir komutan olmayı başarmış ender liderlerdendir. Gazi Paşa, devletin içinde bulunduğu olumsuz şartları lehine çevirmekle kalmamış; dünya siyasetinin ve teknolojinin hangi evrelere ulaşacağını da önceden tahmin edebilmiştir...
|
|
|
Türkiye’nin kalkınmasını, güçlenmesini istemeyen dış güçlerin hain oyunları, 17 Eylül 1961 yılında ülkemizde uygulandı. Demokrat Parti iktidarı döneminde Adnan Menderes, eylem ve söylemleriyle Siyonistlerin ve onun içinde barınarak güçlenen işbirlikçileri ciddi şekilde rahatsız ediyordu. Onlar rahatsız olurken; DP iktidarı döneminde Türk Halkı, tarihinde hiç göremeyeceği kadar rahat bir yaşam sürüyordu. DP’nin sosyal, ekonomik, eğitim alanlarında uyguladığı çalışmalar halk tarafından takdirle karşılanıyordu. Bunun doğal sonucu olarak DP, on yıl boyunca ülke yönetiminde söz sahibi olabilmiştir...
|
|
1920 yılından beri Filistin İngiltere yönetimindeydi. 1947 yılında İngiltere, Arap-İsrail sorununun çözümünü Birleşmiş Milletlere devretmiştir. Bu dönemde İsrail, bölgedeki nüfusun üçte birini oluşturuyordu. İşgal ettiği toprak ise %6 civarındaydı. Bölgedeki nüfusunun azlığını gören İsrail, gerek Almanya’dan ve gerek Rusya’dan kaçan Yahudileri bu bölgede toplamıştır. II. Dünya Savaşı’nda öldürülen Yahudi sayısı altı milyon civarındaydı...
|
|
Günümüzde kan gölüne dönen ve hiçbir zaman huzurun ve barışın temin edilemediği Kudüs; bütün semavi dinler tarafından kutsal bir şehir olarak kabul edilmiştir. Kudüs’ü kutsal kılan pek çok sebep vardır elbet. O sebeplerin başında, dünya insanlığına doğruyu göstermesi için gönderilen peygamberlerin pek çoğunun bu şehirde yaşamış olmasıdır. Tüm semavi dinlerde ibadet emri vardır. Bu kutsal beldede dinlerini tebliğ için gönderilen peygamberler, ibadethane (mabet) olarak bazı mekânları kullanmışlar; bu sebeple bu mekânlar da kutsal mekânlar olarak kabul edilmiştir...
|
|
Netanyahu, partisi Likud’u iktidara taşıdıktan sonra Mescid-i Aksa’yı yıkmak için hummalı bir çalışma başlatmıştır. İslam âleminden gelecek tepkilerin önünü alabilmek için bu yıkım için bir kılıf bulmak zorundaydı. Netanyahu, iktidarı döneminde Mescid-i Aksa ve Hz. Ömer Cami civarında tünel açılışı yapmıştı. Mescid-i Aksa’nın altında büyük bir tünel açarak kent trafiğini hafifleteceğini ileri sürüyordu. Amaç, Mescid-i Aksa’nın altında derin boşluklar oluşturarak Mescid-i Aksa’nın kendiliğinden yıkılmasını sağlamaktı...
|
|
Son günlerde, bir insanlık dramı olarak öne çıkan sorunların başında Afrika Halkı’nın açlığı gelmektedir. Bu sebeple; ülkemizde Somali halkı için geniş çaplı yardım kampanyaları düzenleniyor. Diğer Müslüman ülkeler de ülke genelinde topladıkları yardımları Somali halkına ulaştırmaya çalışıyor. Batılı hayır ve yardım kuruluşlarından olan Kızıl Haç’ta Somali halkı için yardım göndermeye hazırlanıyor...
|
|
Tarihsel belgelerin doğrulamasına rağmen materyalistler Nuh tufanı olayını kabul etmek istemezler. Bunun nedeni de tufanın kutsal kitaplarda evrensel olduğu izlenimi veren ifadelerdir...
|
|
Kutsal kitapların gerçek dışı hurafelerle dolu olduğu iddiası materyalistlerin en gözde kavramlarından biridir. Materyalistlere göre Nuh tufanı olayı da hayal ürünü, insanları etkilemek maksadıyla kutsal kitaplara konulmuş bir hurafedir...
|
|
Değerli yazar Cengiz Özakıncı’nın en kapsamlı ve kalın eseri olan “Türkiye’nin Siyasi İntiharı” kitabını özet halinde uzun bir yazıyla tanıtmış, kitabın son bölümü olan “Hangi Osmanlı?”yı bir yazı halinde sunacağımı belirtmiştim. İşte bu yazıda bu konu hakkında elimden geldiğince siz okurları bilgilendirmeye gayret edeceğim. İlk başta nasıl bir tarih anlayışına sahip olduğumuzu anlatacağım devlet okullarında okumuş biri olarak...
|
|
Esas adı Anastasia olan Hürrem Sultan’ın Türkçedeki karşılığı neşeli, Arapçadaki karşılığı ise soyludur. Hürrem Sultan, saraya getirildiğinde Kanuni, Manisa Valisi’dir ve Mahidevran Sultan ile evlidir. Arnavut olduğu bilinen Mahidevran Sultan, Kanuni ile Manisa Valiliği yaptığı dönemde evlenmiştir. Son dönemlerde adını sıkça duyduğuz Hürrem Sultan ve Mahidevran Sultan “Osmanlı’da Kadın Sultanlar” başlığı altında topladığım makaleler dizisinin ikinci konukları...
|
|
Osmanlı Tarihi konu olduğunda akıllara ilk gelen husus, Osmanlı Sultanlarının kadınların etkisinde kalarak kararlar verdiğidir. Oysa 630 yıllık dev imparatorluk, kurulduğu günden itibaren değil, sadece Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde kadınlar saltanatına sahne olmuştur. Saraya giren kadınların kimisi aşkları, kimileri iktidar hırsları, kimileri ise farklı amaçlar peşinde koşmuşlardır. Bir döneme mührünü basmış olan Kösem Sultan, Hürrem Sultan ve Mahidevran Sultan konumuzun esasını oluşturmaktadır...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 - 3 |