|
Toplumsal sorunlar ile ilgili bilgi ve yorum içeren makalelere bu kategoriden ulaşabileceksiniz. Lütfen sayfa içerisinde ilgi duyduğunuz konu başlıklarına göz atınız...
|
|
Türkiye tarihinin görülemeyen en büyük darbesi 1993 darbesini anlattığım yazımda, Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın tarihi ile ilgili gerçekleri kapsayan, karanlık ve kirli oyunların ne şekilde başarılı olduğunu belirtmek istedim...
|
|
|
Keşke Adalet’in resmini cebimizde taşıyabilseydik… Keşke endamını tablo yapıp evimize asabilseydik… Keşke arabaya binince sağımızdaki koltukta hep Adalet olsaydı… Keşke bilgisayarımızı açınca masaüstünde Adalet olsa ve ceylan gözleri ile yüreğimizi yaksaydı… Keşke Adalet ile göz göze, diz dize yakalanabilseydik...
|
|
Değişik bir başlıkla başlamak istedim yazıya, günümüzün aydın kimlikleri sosyal sorumluluklarını yerine getirdiklerini göstermek adına tüm etkinliklerini Doğu temelli yapıyorlar. Kampanyalar Doğu temelli düzenleniyor, etkinlikler doğu temelli yapılıyor. Bu kadarına bir şey demiyorum gerçekten olması gereken şeyler bunlar ve yapılması takdire şayan eylemler oluyor. Bu çalışmalardan ortaya çıkan sonuçlar bana göre neler...
|
|
Ülkemiz de son yıllar da borca biçilen değerin adı, intihar… Bugünler de evlilik yıkan borçlar, kişileri umutsuzluğa itip psikolojisini bozduğu gibi bir cinnet nöbetiyle ölüme sürüklüyor. Bir aile maddi geçim darlığına düştüğü zaman şiddet ve öfke sınır tanımıyor. Ülkemiz ekonomisi şartları zorluyor. Geçim derdi ve işsizlik sorunları büyütüyor...
|
|
Sanatını sesi ile icra eden ses sanatçıları, kalemiyle bir çığır açan yazarlar ya da görsel sanat yapımcıları emeklerini paralayan bu insanlarla nasıl başa çıkacak? Korsancılar genellikle çok satan CD, DVD ve Kitaplara yöneliyor. Kısaca sanata ve emeğe haksız saldırıda bulunuyor. Sadece korsan satanlar değil, hukuka aykırı olarak üretilmiş ya da çoğaltılmış eseri satın alanlar da bir satıcı kadar suçludur...
|
|
Bu yıl; eski adıyla ÖSS, yeni adlarıyla YGS ve LYS olan, nam-ı diğer üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanıyorum. Gayet zorlu bir sınav. Eğer doğduğum ve büyüdüğüm şehir olan İstanbul’da üniversiteyi okumak istiyorsam, yaklaşık 2 milyon aday arasından sıyrılıp, sıralamada maksimum ilk 30 bin kişinin arasına girmem gerekiyor. Peki, “Daha iyi bir sistem getirilemez miydi?”
|
|
Birçok genç gelecekte ki mesleğini belirlemekte zorluk çekerken kendi bilgi ve becerilerinin farkındalığına sahip değil maalesef. Ülkemizde üniversiteden mezun olan gençler ancak üniversitelerinin 3. ve 4. sınıflarında kariyerlerine ilişkin bilgi ve tecrübe birikimi yapabilecek zamana ve mevcudiyete sahip olabilmektedir. Bu süre zarfı yani 2 yıl göz önüne alındığında iş yaşamına başlayacak gençlerin yeterli özveri ve özgüveni kendilerinde bulamamalarına neden oluyor ve bundan kaynaklı bir isteksizlik ve karamsarlık yaşanıyor...
|
|
Geçmişten günümüze gelen düşünsel kronolojide, yakın tarihimizde kadına değer veren Mustafa Kemal’in ‘Olmasaydı Kadın olur muydu adın?’ ifadesinden, olumsuz tavırları sürdüren zihniyetin anlayacağı çok şey vardır. Bu yazıda değineceğim asıl konu; teknolojik değişimden ziyade, bireylerin (kadın –erkek) toplumdaki yerini, konumunu; yukarıda saydığımız faktörlerin nasıl etkilediği, nasıl şekillendirdiği, hangi faktörün, kadın erkek ayrımı yarattığı, konum itibariyle hangi bireyin hangi koşullardan etkilenerek bir hegemonya oluşturduğudur..
|
|
Ülkemizde TC Kimlik uygulaması başladıktan sonra yurttaşların ‘Bankalar’, ‘Tapu Daireleri’ ve ‘Resmi Kurumlar’ ile olan ilişkileri kayıt altına alınmaya başlamıştı. Hatta kullanılan cep telefonları bile vatandaşları takip açısından önemli bir veri idi. Şimdi ise; 2012 yılında, resmi kurumlarda değişik ve ilginç yeni bir uygulama başlıyor...
|
|
Davranışı belirleyen düşünce bakımından, zaman kavramının ayrı bir önemi var. İleriye yönelik eylem ve davranışların öngörülebilmesi, bunların ne getirip ne götüreceğinin hesaplanabilmesi için düşüncelerin gelecek zamanı da kapsaması gerekir. Başka bir deyişle geleceğin kontrol altında tutulabilmesi ancak “düşünme” eylemi içinde gelecek zamanın yer almasıyla mümkündür...
|
|
Güneydoğu'da yıllardır devam eden bölücü faaliyetlerin arkasında Marksist-Leninist-Komünist ideoloji bulunmaktadır. Bu ideolojinin temeli ise Darwinizm'e dayalıdır ve terörün bu teori olmadan yaşam alanı bulması olanaksızdır. Darwinizm'in olmadığı yerde materyalizm olmaz. Materyalist fikrin olmadığı yerde komünist yapılanma olmaz. Komünizmin olmadığı yerde de PKK olmaz!
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 - 5 |