Toplum ve Haberler > Toplumsal Sorunlar > Bugün Japon Olmak

Sponsorlu Bağlantılar

http://www.uzaktanegitim.gen.tr

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Bugün Japon Olmak

(14 oy, 4.43 / 5)
Yazar: İbrahim Gül | Kategori: Toplumsal Sorunlar | Tarih: 03 Şubat 2011 | 660 kez okundu

 

Mekanik yaşam sürmeye zorunlu kılınmış bireylerin mutsuzlukla cezalandırılmalarına bir Japonya örneği. Bizim hep yüksündüğümüz mutsuzluklar ülkesinde bir birey olmak, bir gün, içinde ne anlama gelir?

 

Bugün Japon olmak

Japonlar öyle bir sistem kurmuşlar ki insanları karıncalara dönüştürmüşler, kendilerine ait her duyguları, hayalleri ve inançları ile  kaybolmuşlar; adeta milyonlarca oluşturulmuş kara deliklerde kaybolmuşlardır. Mutsuz ve umutsuz yığınlardırlar. Her gün vahşice ölüme koşuyorlar.  Modern zamanlarda intiharları ise hep tren altına kendilerini atmakla oluyor. O kadar ki durumla baş edemeyen idareciler, kanun çıkarmışlar. İntihar edenin yakınları yüklüce para cezası ödemek zorunda. Para cezası da hayli yüklü. Tren altına insanlar kendini atınca gecikmeler ve sorunlar yaşanıyor. Bunlardan birisi ise işçilerin işe geç kalmaları. Orada yarım saat geciken işçi tüm gün yok sayılıyor. Mazeretini açıklasa da dinleyen yok. Devamsızlık hakkı yalnızca beş gün! Aşınca kovuluyorsunuz. İntihar eden hem kendini hem çevresini yakan bir ateş topuna dönüşüyor. Ürkütücü bir toplum…

 

Makineleşmiş insanların dayanılmaz acılar karşısında ölüme teslimiyetleri kasap hükmünde olan trene. Bu kadar dehşetli ölümü yeğlemelerini anlamak mümkün değil. Kendilerini ve toplumu cezalandırıyorlar, belki de. Bunun aynı şekilde tekrarlanması ise hayret verici. Bu insan denen yaratık bazen en ahmak hayvan gibi davranıyor... İnsanı sisteme kul eden bir sistemden bahsediyorum. Biricik ve vazgeçilmez ilk amacı insanı yaşatmak olma noktasında makul olmayan her sistemin meşruiyeti malûl hale gelir. Ruhsuz, mekanik bir müsvedde yığını oluşturmaya dönük bir sistem insandan ve insanilikten yüz çevirmiş demektir. Tüm bunlara karşın böylesine bir sistemin insandan hizmet beklemesi yüzsüzlüğünün bir ifadesidir. Başkalarının kurduğu bir düzende düzenbaz olmaya pek yatkınız. Kendi kafeslerimizi kendimiz yapmaya ise ne kadar hazırız! Bu insan, mutlu olmamak için sonsuz sebep üretebilir…

 

Bugün Japon olmak derken aslında gittikçe çoğalan ortak yalnızlık acısına atıfta bulunmak istedim. Gece kelebeklerinin ışığa koşmaları gibi ölümlere koşan Japonların bizden ve diğer insanlardan çok da farklarının olmadıklarını vurgulamak istedim. Ölümü çıplak haliyle kabul etmeyip belki de sistemlerine kustukları kinin bir göstergesi olarak son demlerinde işkenceyle yok oluşu seçiyorlar. İntiharın fantezisi bu olsa gerekir. Ama yaşarken yalnızlıkla yalnız başına kalmaktansa bu yolu seçiyorlar anlaşılan. Oysa insanı mekanik aygıta dönüştüren bir sistemi intihara zorlamak ölümü seçenlerin akıl edemedikleri bir iştir. Öyleyse asıl intihar aklın kör noktaya takılmasıdır. Düşünmeyi seçen insan için ölmek son seçenektir. Yalnızlığın rahminde filiz veren tefekkürle bütün yoklukların kapısı bir varlığa açılır. Yokluğun zifiri karanlığı o varlığın ışığından feyz alır. Bizler de yalnızlıktan yokluğa koşuyoruz. Ancak değişik biçimlerde, meyhaneye, tımarhaneye...

 

 


Makale Kaynağı: İbrahim Gül - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorumlar  

 
+1 #1 Sonsuz Beklentiler...İbrahim Gül 04-02-2011 00:00
'Kendi kafeslerimizi kendimiz yapmaya ise ne kadar hazırız! Bu insan, mutlu olmamak için sonsuz sebep üretebilir.' Çok güzel, sözlermiş. Günümüzde insanların sonsuz beklentiler içerisinde bulunması karşısında mutlu olmaları nasıl beklenir ki.
Alıntıyla Cevap Ver
 
 
+1 #2 Yalnız KelebeklerAyda 12-03-2011 21:47
En yalnız kelebekler sanırım. Güzel bir yazı olmuş.
Alıntıyla Cevap Ver
 
 
-1 #3 Bu haksızlıkece 29-02-2012 17:50
bunu yazan kişiye söylüyorum bu çok ayıp ş kullandığın bilgisayarı onlar yaptı.Ben japonlara deli oluyorum sen onları kötülüyorsun.
Alıntıyla Cevap Ver
 

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.