Toplum ve Haberler > Toplumsal Sorunlar > İnsan ve Çevre Kirliliği: Kirli İnsan Kirli Çevreyi Yaratır

Sponsorlu Bağlantılar

http://www.uzaktanegitim.gen.tr

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


İnsan ve Çevre Kirliliği: Kirli İnsan Kirli Çevreyi Yaratır

(2 oy, 5.00 / 5)
Yazar: Recep Budak | Kategori: Toplumsal Sorunlar | Tarih: 17 Nisan 2011 | 1287 kez okundu

 

Günümüzün en aktüel konulardan biri çevre kirliliği, çevrenin korunması ekseninde tartışılan problemlerdir. Yeryüzünde hayatın devamını mümkün kılacak en önemli üç varlığımız var: Hava, su, toprak. Hayati öneme sahip bu kaynaklarımız, endüstriyel atıklar, tarımda kullanılan zehirler, gübreler, genetiği ile oynanmış ürünler, evsel atıklar, kitlesel imha silahlarının emperyalist gayelere ulaşmak için vahşice kullanımı, bilim ve teknolojinin beşeri hırslar ve amaçlar için doğanın yasalarına aykırı biçimde kullanılması ile mütemadiyen tahrip edilmekte, ekolojik dengeler bozulmaktadır.

 

Peki, insanlık tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar bilgi birikimine sahip bulunan günümüz insanı, nasıl oluyor da böylesine vahim bir şekilde dünyamızı felakete sürükleyebilmektedir? Çevresel kirlenmenin ve yol açabileceği sonuçların bu kadar iyi bilinmesine rağmen, bu durum sürüp gitmektedir.

 

Bu sorunun en doğru cevabı şudur: Çünkü insan kirlenmiştir. Kirli insan da çevresini kirletmekte ve kendi heves ve hırsları ile körleşmiş bu insan, kendi felaketini hazırlamaktadır.

 

İnsanın Kirlenmesi Ne Demek?

İnsanın ve toplumun hayat, ölüm, eşya ve kainat hakkındaki kabul ve telakkilerini “Mutlak Gerçeğin” bilgisinden uzaklaştıran, unutturan ve üstünü örten zan ve vehimlerle oluşmuş bilgilerin genel-geçer kabuller haline gelmesi ve yaşam tarzında dominant olmasıdır. Evrendeki ve bu evrendeki mevcudiyetinin gayesini doğru okuyup, anlamlandıramayan insan ve insan toplulukları, önünde sonunda beşeri hırs ve zaaflarına göre şekillendirdikleri yaşam tarzlarının sonucu olarak, hem kendi kirlenmelerini beslerler, hem de çevrelerini kirletip yıkıma uğratarak bindikleri dalı keserler, feci sonlarını kendi elleri ile hazırlar. Çünkü akıllarını, deney ve gözlemlerini kullanarak elde ettikleri ve ürettikleri bilim ve teknolojiyi, adaleti ve huzuru tesis etmek yerine, ihtiraslarını gerçekleştirmek, emperyalist ve gayr-i insani, gayr-i âdil çıkarlarına, nefsanî ve şeytanî emellerine ulaşmak için kullanmaktadırlar. Çünkü bilgi ve teknoloji üretmekte kullandıkları bilim felsefesi egosantrik (benmerkezci), materyalist, pozitivist ve inkârcıdır.

 

Kâinatın ve insanın yaratılışındaki hakiki amacı ve hikmeti idrak edebilecek durumda değildir. Onlara göre insan ancak ekonomik bir hayvandır. (Homo economicus).

 

Mutlak gerçeğin bilgisine sadece akıl-deney ve gözlem ikilisi ile ulaşmak, eşyanın, hayatın asli mahiyetini, kanuniyetini ve gayesini anlamak ve anlamlandırmak mümkün müdür?

 

Şurası kesindir ki, insan aklı bilgi kaynaklarından biridir ve birincisidir. Başka kaynaklardan edindiğimiz algı ve enformasyonların ilk muhatabı ve süzgecidir. Bu nimetin değeri asla inkâr edilemez. Ne var ki, sadece akıl ile bütün doğruların bulunması, bilinmesine imkan yoktur; zira insan aklının muayyen bir kapasitesi ve sınırları vardır. Tarih boyunca süregelen felsefî ekoller ve onların bir türlü sonuçlanmayan kavgaları, salt insan aklının her gerçeği bulamayacağının kanıtıdır. Bazen aklî ve mantıkî olarak doğru ve güzel zannettiğimiz bilginin, deney ve gözlem sonucu yanlışlığı anlaşılabilmektedir. Aklımız, deney ve gözlemlerimizle birbirini besler şekilde kullanıldığı zaman, gerçeğe bir adım daha yaklaşmış oluruz.

 

Peki, gözlem ve deneyleme imkân ve kabiliyetlerimizin sınırları yok mu? Elbette var. Biz bu muazzam kâinattaki müşahede edilebilen ve edilemeyen ( mikro kozmos ve makro kozmostaki) her şeyi gözleyebilme, laboratuarlarımıza sokma ve deneme imkânlarına sahip değiliz. İcat etmiş olduğumuz ve olacağımız araç ve gereçlerle bu yeteneklerimizi ne kadar arttırsak da yine de evrenin sonsuzluğu içinde ummandaki damla mesabesinde kalacaktır.

 

Evrenin başlangıcı, sonu, nasıl, niçin, ne zaman yaratıldığı vs. hakkında bazı öngörülerde bulunabiliriz. Keza bu öngörüler de genellikle ancak bilimsel olarak kanıtlanamayan kuramsal bilgi ve varsayımlar olarak kalmaya mahkumdur. O halde kendi varlığımız ve evrenimiz hakkındaki sorularımıza doğru cevapları sağlayabileceğimiz başka kaynağımız var mı?

 

Elbette var. Her şeyin mutlak yaratıcısı ve sahibinin bize verdiği bilgi, yani: Vahiy.

Bizim maddi ve beşeri takatimizle ulaşamayacağımız ve fakat dünyamızı yaşanabilir bir dünya, dünya sonrasını da ebedî saadet yurdu haline getirmemizi sağlayacak aşkın bilgiler (insanlar bu bilgileri unuttuğu veya unutturulduğu zaman). Allah’ın bize olan sevgisi ve rahmeti sebebiyle gönderdiği elçiler (uyarıcı ve hatırlatıcılar) ve indirilen kitaplardaki bilgilerin, yukarıdaki belirttiğimiz iki kaynak (akıl-deney ve müşahede) ile elde ettiğimiz bilgilerle birlikte kullandığımız zaman insanın kirlenmesinden ve kirli çevreden kurtulabilir, yaşanabilir bir dünya, huzur ve adaletin egemen olduğu bir medeniyet inşa edebiliriz. Sadece akıl ve beş duyu kaynağından aldığımız bilgilerle yürümek, beş duyusu yerinde olduğu halde, zifirî karanlıkta el ayak yordamı ile yürümeye çalışan insan gibidir. Gözleri vardır ama görmez. İşte Vahiy de insanın mutluluğuna hizmet edecek ilmi faaliyetin aydınlatıcı ışığı olacak, insan karanlıkta bin bir tehlike içinde yürümekten kurtulacaktır.

 

Son söz: Vahiysiz bilim zulmün ve karanlığın aleti olmaktan kurtulamaz.

 

 


Makale Kaynağı: Recep Budak - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.