Toplum ve Haberler > Yaşam > Komplo, Komplocu, Komplo Teorisi

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

blog---facebook -twitter

Komplo, Komplocu, Komplo Teorisi

(1 oy, 5.00 / 5)
Yazar: Rıfat Kayın | Kategori: Yaşam | Tarih: 22 Mayıs 2010 | 605 kez okundu

 

Komplo

Dil bilimcilerin tasvip etmedikleri şeylerin başında popüler kültürde bazı kavramların olur olmaz durumlar için kullanılmasıdır. Sözlü iletişimde çokça yapılan bu yanlış yazılı iletişime de sirayet ettiğinde içeriğe zarar verir.

 

Kavramların yerli yerinde kullanılmayışı dikkatli bir okuyucuda özensizlik etkisi yaratır. Özellikle büyük okur kitlelerine hitabeden yazarların bir yazı kaleme alırken öncelikle kullandıkları kavramlara, yazının okuyucuya ne fayda sağlayacağına, verilen bilginin doğruluğuna, örtülü bir niyet taşımamasına itina etmeleri beklenir. Çünkü okurun zeka seviyesini küçümsemek ve onları kolayca ikna edilebilecek kişiler olarak görmek yanılsamalardan biridir.

 

Günlük konuşma dilinde, entrika, şantaj, sabotaj, dedikodu, plan, tertip, dolandırıcılık, ispiyonculuk, katakulli, asılsız iddia gibi tanımlar yerine özensizce kullanılan ‘komplo’ kelimesinin asıl anlamı üzerinde biraz titizlenmek gerekir. Komplo demeden önce vuku bulan olayın bunlardan hangisine daha çok uyduğuna bakıp, ondan sonra karar verilmelidir.

 

Komplo, yukarıdaki kavramların bazılarını içinde barındırabilir. Yani komplonun senaryosu içinde entrika, şantaj, dedikodu yaymak vs. olabilir ama bunlar tek başına komplo anlamına gelmez. Komplo daha komplike, daha programlı, daha etkili bir sonuç veya sonuçlar doğurmaya göre planlanmış, genellikle kurnaz bir senaryosu olan olay veya olaylar zinciridir.

 

Komplocuların amacı genellikle normal mücadele yöntemleri ile baş edemedikleri rakiplerini hile, yalan, yıldırma, aldatma, korkutma, şiddet vs gibi yöntemlerle zayıflatarak kaos yaratmak ve bu yolla rakiplerinin rekabet gücünü azaltmak veya yok etmektir…

 

İçeriğine aldırmadan, sorumsuzca kullanılan ve kullandıkça gerçek anlamını yitiren kavramlara karşı bir nasırlaşma başlar, duyarlılık azalır ve olağan bir şeymiş gibi sıradanlaşır.

 

Komplo Teorisi

Komplo teorisinin çeşitli tarifleri yapılabilir fakat Wikipedia’dan alınan aşağıdaki örnek  en tatminkar olanlarından biri. Komplo teorisi veya Fesat tertibi nazariyesi kamuoyu tarafından belli bir şekilde algılanmış herhangi bir olay hakkında geliştirilmiş, kamuoyundan saklandığı iddia edilen bilgilerle, gizli bilgilere veya olayın arkasındaki görünmeyen güçlerle ilişkilendirilen alternatif  açıklamalara verilen addır.

 

Bazı kişiler komplo teorileri üreten kişileri paranoyak, ilgi çekmeye uğraşan ya da yanlış yönlendirmelerle toplumu yanıltarak bundan politik, ekonomik (ya da medyatik) çıkar sağlamaya çalışan kişiler olarak görür ve iddiaları gülünç ve önemsiz kabul ederler. Öte yandan bu tip iddialar popüler kültür alanında her zaman kendisine yer bulabilmiş, ilgi çekmeyi başarabilmiştir.

 

Bilim adamlarına göre komplo iddialarına yatkın toplumlar uzun süreli politik, ekonomik veya ahlaki çöküntü yaşayan veya kendilerine karşı önemli bir tehdit yöneldiğini düşünen insanlardır.

 

Öte yandan, İngiliz sosyolog  Mark Fenster'a göre belgelendirilebilen pek çok komplo teorisinin fos çıkması, bunların hepten önemsiz olmaları anlamına gelmiyor. Fenster, bu teorilerin ortaya koyduğu gerçeğin, toplumda var olan sisteme karşı genel güvensizlik ve özellikle her şeyin yüzeyde şeffaf ve özgür gözüktüğü demokratik sistemlerde aslında alttan alta süre giden başka mekanizmaların var olduğuna dair inançtır.

 

Komplo Teorilerinin Zararları

Komplo teorilerinin çokça üretilme nedeni toplumun bunlara itibar etmesidir. Eğer bu teoriler gereğinden fazla ilgi görüyorsa sadece bunları üretenleri değil, o  toplumu  da mercek altına almak gerekir.

 

Biraz irdelendiğinde akıl dışılığı hemen görünen bu teorilere inananlar çoğunluktaysa o toplumda yönetenlere güven sarsılmış ve insanlar her olayın altında bir bit yeniği  arar hale gelmiş demektir.

 

Televizyonlarda sürekli bol entrikalı, komplolu, bol şiddet içeren, tabancalı, tüfekli  filmler, diziler seyrederek bunların gerçek yaşamda da aynı bollukta olduğuna inanmaya başlayan insanlar  muhtemeldir ki normal olgulara da bu kuşkuyla yaklaşırlar. Her olayın arkasında bir komplo, her söylenen sözde, her yapılan eylemde örtülü bir niyet aramaya başlarlar.

 

Bu tedirginlik ilişkilerin seyrini de olumsuz etkiler. İçtenlik yerini hesaplı temkinliliğe bırakır. İyi niyetli girişimlerinden dolayı takdir edilmesi gereken kişilerin, hep saklı  niyetlerinden kuşku duyulur. Bu kuşku yaratıcılığı ve üretkenliği azaltır.

 

Bir toplumu sürekli komplo teorileriyle korkutmak özellikle genç bireylerde depresyon başta olmak üzere psikolojik hastalıkların yaygınlaşmasına neden olur.

 

Komplo bombardımanına  tutulan bireyler kendilerini, kaderlerini çizmekten aciz mağdurlar, komplocuların kontrolünde hareket eden kuklalar veya programlanmış robotlar gibi düşünmeye başlarlar.  İnisiyatif  kullanmaktan korkar, büyük düşünemezler. Kabuklarına çekilir, başlarına bir iş geleceğinden endişelenip, sorumluluk almak istemezler.

 

Kafalarının içinde katman katman kara bulutlar gezinir. O bulutların  arkasından görünecek güneşi özlemle beklerler. Eğer  bekledikleri ışık gelmez, gecikirse zihinleri korkuyla uyuşur. Özgürce düşünüp, özgürce hareket edemezler. Özgüvenlerini kaybederler.

 

Komplo Hazırlamak O Kadar Kolay Mı?

Komplo hazırlamak, uygulamak ve sonuçta istenilen etkiyi yaratıp, amaca ulaşmak öyle kolay bir  iş değildir. Genellikle hırsları akılarından büyük kötücül kişilerin uygulama aşamasına koydukları komplolar gerçek yaşamda çoğunlukla hesaplanamayan bir aksilik sonucu  skandalla (Watergate gibi) sonuçlanır.

 

Büyük hedefleri olan komplolar için büyük senaryolara ve bu senaryoda oynayacak becerikli, yetenekli, hırslı oyunculara ve figüranlara ihtiyaç vardır.

 

Bazen iyi oyunculuk da yetmez. Figüranların olmasa bile esas oyuncuların ve yardımcı karakterlerin bu oyundaki bütün sırları uzunca bir süre( bazı durumlarda ömür boyu) saklamaları şarttır. Aksi takdirde komplo, komplo olmaktan çıkıp, skandala veya komediye dönüşür. Oysa aklı başında olan herkes bilir ki “iki kişinin bildiği sır, sır değildir”.

 

Komployu gerçekleştirecek insanları çok büyük idealler, çok güçlü inançlar uğruna veya başarırlarsa çok büyük paralar kazanacakları yönünde ikna edilebilir ya da sırrı ifşa edenin ölümle tehdit edilmesi sırrın belli bir süre saklanmasını sağlayabilir.

 

Komplo eylem aşamasına geldiğinde her şey film setinde olduğu gibi yolunda gitmeyebilir. Her aşamada çıkabilecek aksilikler planlama aşamasında  düşünülüp, rakibin olası hamleleri de hesaba katılarak  çözümler üretilmek zorunda.

 

Günlük yaşamdan da biliriz ki çok sıradan bir iş veya eylem yaparken bile aksamalar, kazalar, terslikler olur. Fakat komplonun bu aksiliklere çok fazla tahammülü yoktur. Her an deşifre olma, skandala dönüşme riski vardır. Bu  riskleri kolay kolay kimse üstlenmek  istemez. Bunu üstlenecek kişilere bazı güvenceler verilmeli ve kayıplarını karşılayacak seçenekler olmalıdır ki bu işe cesaret edebilsinler.

 

Her Komplo Hedefine Ulaşır Mı?

Bazen hazırlanan komplo hedeflenen etkiyi değil tam tersi bir etki de doğurabilir. Gerçekleşen olayın bir komplo olduğu kanısı toplumda yaygınlaştıkça (ki bu tamamen bir sezgi bile olabilir)  kurgulanan tertip rayından çıkarak bambaşka bir hal alabilir. Örneğin, iki toplumu birbirine düşürecek bir komplo sahneye konur fakat toplumlar bunun bir komplo olduğunu sezdikleri anda dikkatlerini komploculara çevirirler ve bir anda komplocular iki toplumun birden hedefi haline gelir ve büyük bir bedel öderler. Çoğu hapsi boylar. Dışarıda kalanlar her an sıranın kendilerine de geleceğinden korkarak, sine sine yaşamaya çalışırlar.

 

Komplocular inandırıcılıklarını artırabilmek için bazen hiç olmayacak işlere kalkışabilirler. Kendi adamlarını veya yandaşlarını öldürüp rakiplerinin üstüne atmayı bile deneyebilirler. Çünkü onlar için genellikle ‘hedefe ulaşmak için her yol mubahtır’.

 

Kim veya Kimler Komplo Hazırlar?

Genellikle devletlerin korumaları altındaki ajanların kalkıştığı komplonun ortaya çıkarılma olasılığı daha azdır. Bu nedenle devletler bu işleri üstlerine çamur bulaştırmadan gerçekleştirecek ajanları kullanırlar. Ajanlar, komplo planlamak ve uygulamak konusunda en bilinen örneklerin başında gelir. Dünyadaki birçok  istihbarat teşkilatı becerikli ajanlarının yaptıkları eylemlerle ünlenmişlerdir. Onlara ‘komplonun  profesyonelleri’ diyebiliriz.

 

Fakat kim yaparsa yapsın, hangi ülke kalkışırsa kalkışsın komplo düzenlemek ateşle oynamaktır. Er ya da geç açığa çıkma olasılığı vardır ve gerçekleştirenler çok büyük bedel öderler.

 

Komployu düzenleyenin bir devlet olduğu netleşir ise o devletin güvenilirliği uluslar arası ilişkilerde hep sorgulanır. Bir bedel ödemezlerse, bu lekeyi yıllarca  taşımak zorunda kalabilir. İnsanlar tarih boyunca yapılan ve ortaya çıkarılan, büyük kıyımlara neden olan komploları affetmemiş, lanetlemiş ve vicdanlarında mahkum etmişlerdir.

 

Komplo Teorileri ve İnternet

İnternet, tv, cep telefonu ile iletişim çılgınlığının yaşandığı günümüzde komplo teorileri ve komplo teorisyenleri o kadar çoğalmıştır ki artık sorgulamadan inanan insanların kafası iyice karışmıştır.

 

Asılsız, mantık dışı e-mail bombardımanları ile insanlar sürekli korkutularak  gölgesinden kuşkulanacak hale gelmişlerdir. Genellikle teorisyenlerin amacı siyasi, ticari, dini rakiplerini kötülemek onlara olan güveni zedelemektir. Bunlar yapılırken kantarın topuzu kaçar, kötülemeler onların zaafları ile sınırlı kalmaz hile, yalan ve iftiraya dönüşür.

 

İnsanların dikkatini çekmek için komplo teorisi uydurmayı ve bunları internette servis etmeyi kendine iş edinen kişilerin varlığını, bu arada hackerları da unutmamak gerekir.

 

Aslında her olayın altında görünenin dışında illa da bir başka neden aramak gerekmez. Ancak şüphe uyandıracak bir bilgi, bir emare varsa o zaman diğer olasılıklar da düşünülebilir. Dünyada birçok olay, ya olduğu gibi olmakta veya başka türlü olamadığı için öyle olmaktadır.

 

Bu olaylar arasında komplolar abartıldığı kadar fazla olmadığı gibi, nedenleri de uydurulduğu gibi karmaşık değildir. Olay çok basit ve sade bir nedenle, kazara olmuş da olabilir.

 

Komplonun Panzehiri

Bir toplumun şeffaflaşmasında genellikle bir otoriteden güç alan komplocuların cesareti kadar, bunları açığa çıkarmak için mücadele edenlerin cesareti de önemlidir. Bu cesarette insanların veya kurumların varlığı bile bazen komplocuları caydırmaya yeter. Çünkü komplocuların genel karakteri pusu kuranlara benzer. Açıkça mücadele etmekten korkarlar. Kızgın kor  ateşi  tutacakları  bir maşaya ihtiyaç duyarlar. Maşanın işi bitince onu da yanan ocağın içine atarlar.

 

İnsanların komploları lanetlemesi ve komplocuların tezgahladıkları olayların ortaya çıkarılması ve cezalandırılması komploculara verilecek en iyi derslerden biridir. Ancak o zaman toplumdaki bireyleri birbirine güvenemez hale getiren ve özellikle demokratik katılımcı yönetimlere güvensizliği hedefleyen otoriter zihniyetli komplocular hayatımızdan yavaş yavaş eksilirler.

 

Yazar Hakkında
www.optiktunali.com.tr web sitesinde optik, göz ve görme konusunda çok değerli bilgiler yer almaktadır. Ayrıca  www.optiktunali.com online satış mağazasını gezmenizi tavsiye ederiz.

 

 


Makale Kaynağı: Rıfat Kayın - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel ve kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.

...