Toplum ve Haberler > Yaşam > Korku ve Endişe Duyarak Yaşamak, Korkularımız İle İlgili Ayetler

Sponsorlu Bağlantılar

http://www.ihtiyacinne.com

Sponsorlu Bağlantılar

Makale Marketi Blog Makale Marketi Facebook Makale Marketi Twitter


Korku ve Endişe Duyarak Yaşamak, Korkularımız İle İlgili Ayetler

(1 oy, 5.00 / 5)
Yazar: Fuat Türker | Kategori: Yaşam | Tarih: 20 Kasım 2010 | 1484 kez okundu

 

Kader, Yüce Allah’ın geçmiş, gelecek ve bugüne dair tüm olayları ‘tek bir an’ olarak bilmesidir. Allah katında geçmiş, gelecek ve şu an kavramları yoktur ve hepsi birdir. Ancak çok sayıda insan kaderin bu gerçekliğini kavrayamaz. Bu nedenle gelecekte yaşayacaklarını düşündükleri olaylar hakkında endişe ve korkulara kapılırlar. Oysaki yaşadığımız anı ve geçmişi olduğu gibi, geleceği de yaratan Allah’tır. Her insanın doğumu, hastalıkları, öğrenimi, mesleği, yakınları, geçireceği bir kaza gibi önemli olayların yanı sıra küçük olaylar da, tümü Allah Katında Levh-i Mahfuz adlı kitapta yazılıdır. Kuran bu gerçeği, “Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır.” (Hadid Suresi, 22) ayetiyle haber verir.

 

Gaybın anahtarları O'nun Katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır.” (En'am Suresi, 59) ayetiyle bildirildiği üzere Rabbimizin bilgisi dışında hiçbir olay gerçekleşemez, yer altındaki bir tohum çatlayamaz, bir yaprak dahi dalından düşmez. Dolayısıyla insanın yapması gereken, Allah’ın yaratmış olduğu kadere güvenmek ve kesin bir teslimiyet göstermektir. İnsanlar ancak bu şekilde korkularından arınabilir ve huzurlu bir yaşam sürebilirler.

 

Kuran ahlakını yaşamayan kimselerin, Yüce Allah’ın gücünü gereğince kavrayamamaları, O’na dayanıp güvenmemeleri nedeniyle gelecek korkuları çok güçlüdür. Bu korku, tevekkülsüzlükten ve yaşamlarının kendi kontrollerinin altında olduğunu zannetmelerinden kaynaklanır. İnsanın izlediği bir filmi değiştirebilecekmiş gibi heyecan ve panik duyması nasıl yersiz ise, geleceğine dair endişe ve korku içinde olması da o derece faydasızdır. Çünkü her insan, kendisi daha doğmadan Allah tarafından belirlenmiş olan kaderini yaşar.

 

Kesin bilgiyle iman etmeyen kişiler, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde kendilerini nelerin beklediğini merak eder, özellikle olumsuz olaylar yaşayacakları olasılığını düşünüp, sıkıntı duyarlar. Bu düşünceler onların ciddi şekilde huzurlarını kaçırır, strese sokar. Ayrıca bir de yaşanan günlük korkular vardır. Bu korkular kişilerin yaş gruplarına göre değişkenlik gösterir.

 

Küçük yaşlardaki endişeler, çocukların genellikle arkadaş ilişkileri, anne babalarının her istediklerini yerine getirmemesi, okulda yaşadıkları olaylar, dersleri, ödevleri gibi konularda basit, ancak onlara göre çok önemli sorunlardır. Yaş ilerledikçe insanların sorun haline getirip, endişe duydukları konular da artar.

 

Ergenlik döneminde ve ardından lise çağlarında genç kız ya da erkeğin arkadaşlarıyla arasındaki sorunlar, grup içindeki popülerliği, giyeceği giysi, derslerindeki başarısı ve aile ilişkileri en büyük ve en önemli sorunlarıdır. Genç bu konularda olumsuz bir durumla karşılaştığında derinden etkilenir, strese ve bunalıma girer. Tüm sorunların doruk noktası ise üniversite sınavıdır. Bu sınavın kazanılması kesinlikle zorunludur; çünkü kazanılmadığında, ardından gelen sorunlar daha da büyük olacaktır. Kendisini o yaşa kadar getirmiş, yedirmiş içirmiş, dershaneye yollamış olan anne-babasına nasıl hesap verecektir? Hem sonra bu durum akrabalara, eşe dosta, çevrelerindeki insanlara nasıl açıklanacaktır? Tüm bu ortak kaygılar, genci oldukça yıpratır. Hatta o denli yıpratır ki, her yıl üniversite veya kolej sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından bunalıma giren gençlerin intihar haberlerini duyarız. Bu son derece yersiz endişeler ne kadar büyümektedir ki, bir insan yaşamına son verebilmektedir? Her insan başarılı olmak, iyi bir öğrenim görmek isteyebilir. Ancak elinden geleni yaptığı halde bir başarı elde edemiyorsa bu durumda Allah'a güvenip dayanarak, kendisine daha güzel bir sonuç vermesi için dua etmelidir.

 

Dinden uzak kişilerin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte, geleceğe ilişkin korkuları daha da artar. Bu kişiler yalnızca gelecekle ilgili konularda değil, gün içinde yapacakları işlerdeki detayları da düşünüp bunalıma girerler. En önemli sorunları çocuklarını özel okula gönderip gönderemeyecekleri, tatile gidip gidemeyecekleri, işlerinde terfi edip edemeyecekleri, yeni bir araba alıp alamayacakları gibi konulardadır.

 

Bu kimselerin kavrayamadıkları gerçek; dünya hayatında elde edilen maddi ya da manevi her şeyin, kısa bir yaşamın ardından ölümle birlikte anlamını yitirecek olmasıdır. “Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahretten ise gafil olanlardır.” (Rum Suresi, 7) ayetiyle bildirildiği gibi, onlar dünyanın yalnızca görünen yüzünü bilirler. Oysa dünyevi olan her şeyden geriye, insanın yalnızca Allah'a olan imanı kalacaktır.

 

Yazar Hakkında

Allah aşığıyım; O'nun beğendiği güzel ahlâkı yaşamak tek amacım... Çeşitli dergi, portal ve haber sitelerinde yazdığım imani ve insani konulardaki makalelerimi paylaşmak için Makale Marketi'ndeyim.

 

 


Makale Kaynağı: Fuat Türker - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorum Yapın / Soru Sorun

NOT: Yorum Politikası gereği reklam amaçlı yapılan yorumlar yayından kaldırılır.


Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.