Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Duyarlı Olmak, İnsani ve Toplumsal Duyarlılık

(4 oy, 5.00 / 5)
Yazar: Nevzat Erdağ | Kategori: Yaşam | Tarih: 19 Mart 2012 | 3013 kez okundu

 

Okuduğum bir kitapta “İnsan düşünen toplumsal varlıktır” cümlesi bu makalemin yazılma sebebi oldu ve bu konuda düşündüklerimi aktarmak istedim; İnsan Yaşadığı hayatı düzenlemek, değişiklikler, yenilikler yapmak, mevcut durumu olumlu yönde geliştirmek ve kısaca bulunduğu yere damgasını vurmak ister. Ancak o zaman mutlu olacağına, içinde yaşadığı ortama kolay uyum sağlayacağına inanır.

 

İnsan, verilenlerle ve bulduklarıyla yetinmez. Güzelin daha güzelini, iyinin daha iyisini aramaya çalışır. Bu arayışının kendine, çevresindekilere zarar vermediği, aşırı hırs, bencillik ve tatminsizlik yaratmadığı ölçüde yararlı olduğu kanaatindeyim.

 

Yine toplumsal bir varlık olan insan, çevresine karşı duyarlı olmak durumundadır.

Düşünen insan, beğenileri ve eleştirilerini uygun bir dille, uygun bir ortamda ve uygun yerlere iletmesini bilen insandır. Bu, insani duyarlılığı gerektirir. Duyarlı olan insan hayattan zevk alabilen, kendisine ve çevresine katkı sağlayan insandır. Çevresindeki güzelliklerin karşısında olmaz, yanlışların düzeltilmesi ve olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yapıcı katkı sağlar.

 

Bir insanı etkileyen bir olay, başkalarını da  etkileyebilir. Tıpkı suya attığımız minicik bir taşın etkisinin halka halka yayılarak genişlemesi gibi, pozitif veya negatif etki yaratan sosyal hareketler de dalgalar halinde büyüyerek yaygınlaşır ve bizi bir şekilde etkiler. Yaşadığımız dünyaya, çevremize karşı ne kadar duyarlıysak, bu duyarlılık olumlu veya olumsuz olarak bize geri dönecektir.

 

Örneğin, çocuklarımıza otobüste, trende yaşlılara, güçsüzlere, ihtiyacı olanlara öncelik duyarlılığını kazandıramamışsak, gelecekte ihtiyacımız olan anlarda o dönemin çocukları da bizlere anlayışlı davranmayacaklardır. Çünkü onları biz yetiştiriyoruz ve onlar bizim ürünlerimiz. Bu nedenle iş işten geçtikten sonra çevremizden duyarlılık beklemek gerçekçi değildir. Önemli olan, gerekli duyarlılığı yerinde ve zamanında gösterebilmektir.

 

Özellikle yaşadığımız çağda toplumsal duyarlılık daha da fazla önem kazanmaktadır ekonomik gelişmeyle birlikte insanların bireyselleşmesi ve sonucunda insanın yalnızlığı itilmesi gerçeğiyle karşı karşıya kalmaktayız. Bu bireyselleşme ve yalnızlaşma, duygusal körlüğe neden olmakta ve insanı kendisine ve yaşadığı topluma yabancılaştırmaktadır. Bu yabancılaşma, insan yaşamına anlam veren önemli bir boyutun ortadan kalkmasına neden olmakta ve de toplumun çözülmesine dair riskleri beraberinde getirmektedir.

 

Sağlıklı insanlar yetiştirebilmemiz için gelişen ekonominin yanında insani değerleri de ön planda tutan, insanı makine gibi görmeyen, insana değer veren sosyal yapıyı da geliştirmemiz gerekmektedir. Ancak bireyler bulundukları toplum için üretirler, emek harcarlarsa, yaşadıkları topluma aidiyet hissini yaşarlar ve kendilerini güvende hissederler.

 

Bireylerin bu duyarlılığı geliştirmesinden, başta bireyin içinde bulunduğu aile, arkadaş, okul olmak üzere toplum olarak sorumluyuz. Her bireyin kendi sınırları ölçüsünde bulunduğu ortamın gelişimini etkileme potansiyeli ve sorumluluğu vardır.

 

Okuduğum bir yazıdan kısa bir bölüm aktararak yazımı bitirmek isterim:

“Tümü fiziksel ve zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı, 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Yarışmacıların tümü yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler. Yarışa başlar başlamaz, içlerinden genç bir delikanlı tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz kişi oğlanın ağlamasını duydular, yavaşladılar ve geriye baktılar. Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler ve geriye döndüler, oğlanın yanına geldiler. İçlerinden Down Sendrom'lu bir kız eğilip oğlanı öptü ve:

 

-  Bu onun daha iyi olmasını sağlar, dedi.

 

Sonra dokuzu birden kolkola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp, dakikalarca onları alkışladı…”

 

Evet, bende ayağa kalkıp onları alkışlıyorum Çünkü bu hayatta önemli olan şey, kendimiz için kazanmaktan, çok daha ötede olan bir şeydir. Bu hayatta önemli olan, diğerlerini de anlamak, yavaşlamak ve rotamızı değiştirmek anlamına gelse bile, diğerlerinin kazanması için yardım etmektir. Toplumsal duyarlılık ve bilinç bu şekilde gelişir."

 

Yazar Hakkında

Mali müşavir ve eğitimci olan Nevzat Erdağ aynı zamanda yönetim danışmanlığı yapmaktadır. Yayınlanmış 11 kitabı bulunmaktadır. Erdağ'ın ayrıca sosyal ve mesleki içerikli 100'ün üzerinde yayınlanmış makalesi bulunmaktadır. www.nevzaterdag.comnevzaterdag@nevzaterdag.com


 


Makale Kaynağı: Nevzat Erdağ - MakaleMarketi.com

___________________________________________________________________

___________________________________________________________________

Yorumlar  

 
0 #1 duyarlı olmaksimay 12-04-2013 20:52
güzel bi site ellerinize sağlık
 

Yorumlar geçici bir süre için sadece üyelerin kullanımına açıktır.

Makale Yazın

Üye girişi yaparak siz de makale yazabilir, web sitenize yönlendirme yaparak veya iletişim bilgilerinizi ekleyerek kişisel/kurumsal popüleritenizi arttırabilirsiniz. Makale yazmaya başlamak için Şimdi Kaydolun!

Araştırın

Araştırmasını yaptığınız konuyla ilgili kelimeyi girip "Ara" butonuna basınız. Alakalı sonuçlar listelenecektir.